Kim Kimdir?
Esed’in Yeni Siyaset ve Medya Danışmanı: Luna el-Şibl
Dürzi asıllı gazeteci Şibl, 1975’de Suveyde’de doğdu. Gazetecilik alanında yüksek lisansının ardından, Suriye Devlet Televizyonunda çalışmaya başladı. Buradaki başarılı performansının ardından 2003’te el-Cezire televizyonuna geçiş yaptı. 2006’daki İsrail-Hizbullah Savaşındaki yayınlarındaki başarılı performansıyla alanında ünlendi. 2011’deki ayaklanmaya paralel olarak Suriye Devlet Televizyonuna  döndü. Haber sunuculuğunun yanısıra politika yorumculuğu da yapan Şibl, Esed yanlısı ekran yüzleri arasında başarısı ile sivrildi. Hızlı yükselişi Beşar Esed’in basın sözcülüğü görevine gelmesini sağladı. Nihayet Kasım 2020’de Buseyna Şaban’ın yürüttüğü Beşar Esed’in “Siyaset ve Medya Danışmanlığı” görevine Şibl atandı. Beşar Esed ile röportaj yapmak isteyen uluslararası medya kuruluşlarına onay veya ret kararları doğrudan Şibl’in yetki alanında. Şibl’in görev tanımında, Esed’in ülke içerisindeki ziyaret edeceği yerlerini ve programlarını belirleme de var.  Şibl’in Esed’deki kredisinin yüksek olduğu, askeri konular da dahil olmak üzere fikir ve önerilerini Esed’e iletip ikna edebildiğine dair iddialar mevcut. Esed ile bu yakınlığının Esma Esed tarafından rahatsızlığa sebep olduğu da iddia edilmektedir. Özel yaşamı da siyasi pozisyonuna paralel ilerleyen Şibl, Lübnanlı Dürzi gazeteci Sami Kleib ile dört sene evli kaldıktan sonra boşandı. Hizbullah yanlısı el-Mayadin televizyonunda görevli Kleib’in ardından Esed yanlısı Öğrenciler Birliği’nin Başkanı Ammar Saati ile evlendi. Saati, Öğrenciler Birliği Başkanlığı’nın yanısıra Baas Partisi Merkez Komitesi başta olmak üzere Baas Partisi içerisinde önemli görevlerde bulunmuş ve “Baas Tugayları” adlı milis yapının kuruluşuna öncülük etmiştir. Şibl’in rejim içerisindeki en güçlü destekçisi olarak Ali Memlük gösterilmektedir. Şibl ve eşi Saati, Ağustos’tan beri ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesindedir.
Rejimin Yeni Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad
Sünni Arap kökenli olan Mikdad, 1954’de  Dera’da doğdu. Yurt dışındaki eğitiminin ardından 1994’te Suriye Dışişleri’nde göreve başlayan Mikdad, BM’deki görevleriyle ön plana çıktı. 1995’ten itibaren Suriye’nin BM Daimi Heyeti’nin üyesi olan Mikdad, 2003’te BM Suriye Daimi Temsilcisi olarak atandı. 2006’ya kadar bu görevi icra etti. Mikdad, BM’deki görevi boyunca çok sayıda komite içerisinde görev aldı. Uluslararası konferanslarda Esed rejiminin temsilciliğini yaptı. Ağustos 2003’te  Mikail Vehbe ile Suriye’yi temsilen Güvenlik Konseyi başkanlığında bulundu. 2006’da Dışişleri Bakan Yardımcılığına atandı. Aynı dönemde göreve getirilen Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile çalıştı. Muallim’in yardımcılığı görevinde, uluslararası medyada rejim hariciyesinin ekran yüzü oldu. Uluslararası kanallara birçok kez demeç verdi. Mikdad’ın Rusya ile yakın ilişkilere sahip olduğu bilinmektedir. 22 Kasım’da Beşar Esed tarafından Dışişleri Bakanlığı görevine atandı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi: Joel Rayburn
1969 doğumlu Rayburn, 1992-2018 arasında 26 yıl ABD ordusunda görev aldı. Askerlik döneminde uzun yıllar Irak’ta görev yaptı. West Point ABD Askeri Akademisi’nde bir dönem öğretim görevliliği yapan Rayburn, ulusal güvenlik ve ABD’nin Irak Savaşı üzerine kitap ve makaleler kaleme aldı.  ABD Ordusu çatısı altındaki akademik faaliyetleri de Irak merkezli oldu. 2018’den sonraki dönemde ise diplomat olarak ABD hariciyesine hizmet vermeye başladı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nde İran, Irak, Suriye ve Lübnan’dan sorumlu direktör olarak görev yaptı. 2018’den bu yana Dış İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı ve Suriye Özel Elçiliği görevlerinde bulunan Rayburn, 9 Kasım’da ABD Dış İşleri Bakanı Pompeo tarafından James Jeffrey’nin yerine ABD’nin Suriye Özel Temsilciliği görevine atandı. İran karşıtı tutumu ile bilinen Rayburn’un hedefi DEAŞ’ın yenilgiye uğratılması ve İran’ın Suriye’den çıkartılması olarak bilinmektedir. Rayburn, İran ve milislerinin bölgede istikrarsızlığı ve mehzepçi çatışma dinamiğini beslediğini bu sebeple de söz konusu İran varlığı oldukça DEAŞ’ın tamamen bitirilmesinin imkansız olduğunu iddia etmektedir. Suriye muhalefeti ile de temaslarda bulunan Rayburn, Suriye’de rejim ve muhalefet arasında devam eden çatışmaya dair nihai çözümün, askeri değil diplomatik yollarla mümkün olduğunu savunmaktadır.
Cumhuriyet Muhafızları (CM)
Suriye Devlet Başkanı Hafız Esed tarafından 1976’da kuruldu. İç savaşın patlak verdiği 2011’e kadar başkent Şam’ın içinde konuşlanılmasına izin verilen yegane mekanize askeri birliktir. Olası iç ve dış saldırılara karşı başkent Şam’ı ve rejimin önemli isimlerini korumak bu birimin temel göreviydi. Başkanlık sarayı ve rejimin üst düzey yetkililerinin ikamet ettiği Malki bölgesi CM için öncelikli savunma alanlarıydı. Rejimin en sadık elemanlarının görev alabildiği bu birlikler, savaş öncesi dönemde Deyr ez-Zor petrol sahalarının gelirlerinden de pay elde etmekteydi. İç savaş ile birlikte faaliyetleri ülke sathına yayılan CM, bu süreçte hem genişledi hem de merkeziyetten uzaklaştı. CM’ye bağlı toplam personel sayısına dair farklı iddialar mevcuttur. Rus kaynakların 60 bin olduğuna dair iddiaları bir yana en az 25 bin personele sahip oldukları bilinmektedir. CM’ye bağlı mekanize birlikler, zırhlı birlikler, özel kuvvetler, hava indirme birlikleri, topçu birlikleri ve keşif birliği bulunmaktadır. CM’yi 2016 Ocak’tan bu yana Tümgeneral Talal Şefik Mahluf komuta etmektedir. Talal Mahluf, rejimin finansörü ünlü Mahluf ailesinin bir üyesidir. Savaşın ilk günlerinde başkente yakın Dera bölgesinde çatışmalara müdahil olan CM  unsurları, 2011’den bu yana şu bölgelerde görev almıştır: “Şam şehir merkezi, Doğu Guta, Vadi Barada, el-Tal, Deraya, Adra, Halep, Deyr ez-Zor, Şeyh Said, Harasta, Leyramun, Ayn el-Fica, Cubeyle, Deyr Kanun, Cobar, Rif Şam, Yebrud, Deyr ez-Zor Havaalanı, Merc el-Sultan, Han Tuman, Lazkiye kırsalı, Deyr Selman, Duma, Mahin, Bustan Paşa, Tamura Tepeleri, Halep 1070 Konutları bölgesi, Hanasir, Rakka, Halep kırsalı, Zahra, Tedmür, Suhne, Kabun, Ruseyfa, Ayn Terme, Rakka kırsalı, Yermuk, Kuneytra,  Hacer el-Esved, Elbukemal, Dera.” Cumhuriyet Muhafızları birlikleri, Rusya’nın Suriye ordu birliklerini reform çabalarının bel kemiğini oluşturdu. Yeni birliklerin oluşturulması ve eğitiminde Cumhuriyet Muhafızlarına bağlı unsurlar katkıda bulundu.    
Türkistan İslam Partisi
Türkistan İslam Partisi, 1988 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. Grubun kurucusu Zeyiddin Yusuf, örgütü Doğu Türkistan İslam partisi oalrak Doğu Türkistan’da kurmuştur. Çin’de yaşanan zorluklar nedeniyle örgüt 1996 yılında Afganistan-Pakistan sınırından bulunan Veziristan bölgesine taşınmıştır. Türkistan İslam partisi savaşçılarının bir bölümü 2012 ylınında Suriye Savaşına dahil olsa da hala Afganistan’da etkinlikleri bulunmaktadır. Türkistan İslam Partisi, medyaya ilişkin açıklamalarını “İslam Awazi” kanalı aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Türkistan El İslamiyye adıyla bir dergi yayınlasa da etkin medya gücünü çeşitli aralıklarla yayınladığı video ve görüntüler oluşturmaktadır. Afganistan’da El Kaide ve Taliban ile yakın ilişkiler içinde olan örgüt, Suriye’de ise Küresel Cihad fikrini benimsemiş gruplarla birlikte hareket etmektedir. Bu grupların başında eski adı Nusra Cephesi olan ve şimdi birçok grubun koalisyonu ile oluşturulan Heyet Tahrir el Şam bulunmaktadır. Türkistan İslam Partisi, Suriye’de savaşın seyrine etki eden birçok savaşta bulunmuştur. Bunların başlıcaları; İdlib, Ebu Zuhur, Cisr el Şuğur, Gab Ovası, Zeyzun, Tahıl Siloları, Mensure, Karakur, Harbut, Nakkuş, Han Tuman ve Fua Zuvag bölgelerine gerçekleştirilen operasyonlardır. Türkistan İslam Partisi'nin bağlı olduğu Doğu Türkistan İslam Hareketi, 6 Kasım 2020 tarihinde ABD tarafından terör örgütleri listesinden çıkarılmıştır.
Şam Müftüsü Şeyh Muhammed Adnan el Afyuni
1954 Şam doğumlu Sünni din adamı Afyuni, ayaklanma sürecinde Esed rejiminin yanında pozisyon aldı. 2013’den bu yana Şam ve Şam Kırsalı Müftüsü olarak görev yaptı. Rejimin din adamı yetiştiren kurumlarından “Aşırılığa Karşı Uluslararası İslam Merkezi”nin genel müdürüydü. Afyuni, bu merkezde rejim adına “terörizm ve aşırıcılık karşıtı” çalışmalara yöneticilik yapmaktaydı. Vakıflar Bakanlığı Fıkıh İlmi Meclis üyeliği de yapan Afyuni, Şam ve kırsalında rejim ile bir kısım muhalifler arasındaki “uzlaşı” anlaşmalarında aracı rol oynadı. Bölgede muhalif saflarda bulunan ve ayaklanma öncesi rejim tarafından atanmış imamların rejimle tekrar birleşmeye ikna edilmesi sürecinde Afyuni, rejim adına verdiği garantilerle ön planda yer aldı. Doğu Guta ve Deraya’daki sivillerin bölgeden tehcirinde de etkisi olan Afyuni, Esed’in Şam cephesindeki askeri kazanımlarını desteklemiştir. Öyle ki Deraya’nın rejim güçleri tarafından ele geçirilmesinin ardından Beşar Esed ve kurmayları Deraya’daki Saad bin Muaz Camii’nde Afyuni’nin imamlığında namaz kılmışlardır. 22 Ekim 2020 akşam saatlerinde Şam’ın Kudsaya bölgesinde aracını hedef alan bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi 23 Ekim 2020’de Şam’ın Emevi Camii’nden kaldırıldı.
Ahrar el Şam'daki Krizin Kilit İsmi: Hasan Sufan
Ebu el Bera adıyla da tanınan Hasan Sufan, sünni bir ailenin çocuğu olarak 1979’da Lazkiye’de dünyaya geldi.Lazkiye Tişrin Üniversitesi İktisat bölümünden mezun olan Sufan, sonra Suudi Arabistan’a giderek Kral Abdulaziz Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı. Suudi Arabistan tarafından Esed rejimine teslim edildiği belirtilen Hasan Sufan, işkence ve siyasi mahkumlarıyla meşhur Sednaya Hapishanesine götürüldü. 2008’de Sednaya Hapishanesinde çıkan isyanın ileri gelenlerinden olan Sufan, rejimle yürütülen müzakere delegasyonunda yer aldı.Rejim 2011’de Zehran Alluş, Hasan Abbud ve Ebu İsa el Şeyh başta olmak üzere birçok İslamcı mahkumu serbest bırakırken Hasan Sufan’ı tutmaya devam etti. Hasan Sufan, Ahrar el Şam Hareketi’nin kurucu lideri Hasan Abbud’a olan yakınlığı ve ilk dönemde grubun siyasi ofisinin başında yer alan Muhibbuddin Eş Şami’nin damadı olarak biliniyor.   2016’un Aralık ayında Ahrar el Şam Hareketi, 15 rejim askeriyle Hasan Sufan ve 1 kadını takas etti. Bu şekilde serbest kalan Hasan Sufan, Ebu Ammar el Ömer’in istifasıyla 1 Ağustos 2017’de Ahrar el Şam Hareketi’nin liderliğine seçildi. Ağustos 2018’de seçimler sonucunda siyasi ofisten gelen Cabir Ali Paşa’ya liderliği devretti. Cabir Ali Paşa liderliğinin Lazkiye cephesi komutanını görevden alması üzerine gelişen olayların ardından 20 Ekim 2020 tarihinde Ahrar el Şam Hareketi’nin birçok saha komutanları bir muhtıra yayınlayarak Hasan Sufan’ı lider olarak görmek istediklerini dile getirdiler.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Suriye Özel Temsilcisi: Alexander Kinschak
Alexander Kinschak Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölüm Başkanı (MENAD) Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Kinschak, 1962'de doğdu. Kinschak, 1988'de Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü'nden mezun oldu ve Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. Kinschak, 2002-2004 yılları arasında Bağdat'taki Rusya Büyükelçiliği'nde danışman olarak çalıştı. 2006'da Rus Dış İlişkiler Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nde Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonunda görev yaptı. Daha sonra 2008’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Rusya'nın Kuveyt Büyükelçisi oldu. 2014-2018 yılları arasında da Rusya'nın Suriye Arap Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yaptı. 2018'den beri Rusya Dış İşleri Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nün direktörüdür. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kinschak’ı 8 Ekim 2020'de Dışişleri Bakanlığı'na Suriye Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.
Ulusal Savunma Güçleri (USG) Suveyde
Ulusal Savunma Güçleri’nin (USG) Suveyde bölgesindeki koludur. Suveyde’deki en geniş kapasiteli milis yapı oldukları düşünülmektedir. Milisleri ekseriyetle bölgede yaşayan rejim yanlısı Dürzilerden oluşmaktadır. Suriye rejiminde baş gösteren askeri insan kaynağı sıkıntısı ve güvenlik zaafiyetlerini engellemek amacıyla 2012’nin son aylarında kuruldu. Tel Fara, Harbat Sa’ad, Bir el-Rasi, Dama, Dir Dama, Taa’ra, Duveyra ve Busra Şam gibi Suveyde ve çevresindeki bölgelerde çatışmalara katılmışlardır. Suveyde’deki yerel diğer milis unsurların aksine Suriye’nin farklı bölgelerinde de çatışmalarda yer aldılar. El-Şaar petrol sahası, T-4 askeri havaalanı, Halep kırsalı, Lazkiye’nin kuzey kırsalı, Dera ve Kuneytra cepheleri ile Şam kırsalı, Suveyde USG’nin yer aldığı önemli çatışma alanlarıdır. USG Suveyde, tüm bu çatışmalarda şimdiye kadar 250’den fazla milisini kaybetmiştir. USG Suveyde’nin askeri kapasitesinin sınırları net olmamakla birlikte en az 3000 milise sahip oldukları düşünülmektedir. Çatışma dönemleri hariç Esed rejiminin Suveyde ve kırsalındaki kolluk gücü olarak görev yapmaktadırlar. Suveyde kırsalında çok sayıda kontrol noktası ve karargaha sahiptirler. Eylül ayının son günlerinde Suveyde’de yerel unsurlar ile 5.Kolordu’ya bağlı 8.Alay arasında çıkan çatışmalarda yerel unsurlar ile birlikte hareket etmişlerdir. Bölgede 5.Kolordu’nun faaliyetlerine karşı Hizbullah ve İran ile yoğun temas halindeler. USG Suveyde’nin bölgede 5. Kolordu faaliyetlerine karşı durmak adına Hizbullah tarafından fonlandığına dair iddialar bulunmaktadır. Ayrıca USG Suveyde, bazı çatışmalarda Hizbullah komutası altında görev almıştır.  
Kuvat el Fahd
Dürzi milis gücü olan örgütün merkezi Suveydedir.  Aynı isimle bir başka Dürzi milis gücü de Kanavat kasabasında faal olup bu örgütle ilişkisi yoktur. Örgütün kapasitesi bilinmemekle birlikte küçük çaplı bir milis gücü oldukları düşünülmektedir. Örgüt adını rejime karşı mesafeli duruşuyla bilinen Dürzi Şeyh Ebu Fahd Vahid el-Bal’us’tan almaktadır. El-Bal’us, iç savaşın patlak vermesinin ardından bölgede yaşayan Dürzileri çatışmanın etkilerinden korumak amaçlı Dürzi milis yapıların kurulmasına öncülük eden isimdir. Aynı zamanda El-Bal’us, Dürzilerin rejimin muhaliflere karşı savaşında zorunlu olarak silah altına alınmasına karşı pozisyonuyla da bilinmektedir. Ebu Fahd Vahid el-Bal’us Eylül 2015’te faili meçhul bir saldırı sonucunda öldürüldü. Örgüt, Suveyde’nin bilhassa doğusunda dönem dönem DEAŞ’a karşı mücadele etmiştir. Halihazırda Suveyde’deki pek çok Dürzi milis grubu gibi yerel kolluk kuvveti görevi icra etmektedirler. Siyasi olarak Rusya’ya yakın konumda olan örgütün, Şam’ın Suveyde siyasetiyle de sorunları bulunmaktadır. Rejimin, Dürzi bölgelerindeki gözaltıları, rejim milislerinin karıştıkları kaçırma olayları ve zorunlu askerlik uygulaması Şam ile aralarındaki önemli fikir ayrılıklarının sebeplerindendir. Siyaseten Rejim karşıtı konumlanan çatı milis yapısı Rical el-Karama’dan ayrılanlar tarafından kurulan örgütün,  Rejim ile ilişkileri bölgede rejim tarafından tutuklanan Dürziler sebebiyle sorunludur. Rusya ile yakın olunmasına karşın Rusya’nın ağır silahların teslimi ve Suveyde dışında çatışmalara katılma teklifini reddeden örgüt, yerel bir Dürzi milis yapısı olarak varlığını sürdürmektedir. Moskova’nın Kuvat el-Fahd’ı 5.Kolordu bünyesine katmak isteği de yine Suveyde dışında çatışma gerekliliği sebebiyle örgüt tarafından kabul görmemektedir.