İdlib bir yandan olası Rus-Esed saldırısına hazırlanırken diğer yandan da HTŞ ile Hurras ed-Din arasındaki çatışmalara sahne olmaktadır. HTŞ’nin anaakım muhalefet içerisinde kendine yer bulma çabası ve İdlib’deki gücünü kaybetmeme arzusu sebebiyle takip etmeye çalıştığı nispeten “orta yolcu” tavır örgüt içerisinde el-Kaide çizgisine yakın, önemli kısmı da yabancı kökenli olan “şahin” figürler ile HTŞ yönetimi arasında sürekli bir tartışma ortamına yol açtı. Bu tartışmalar sonucu çeşitli figürlerin örgütten ayrılması ve el-Kaide çizgisine yakın yapılarla işbirliği arayışında olması ise gerginliğin seviye atladığı süreci tetikledi.

Kitlesel ayrılıkların ve yeni oluşumların önüne geçmek isteyen HTŞ üyelerinin idareden izin almadan örgütten ayrılamayacağına ve ayrılsa bile bunun ön şartı olarak başka bir yapıya katılamayacağına dair bir kararlar silsilesi yayınladı.[1] Bu kararın akabinde Ebu Malik el-Tali künyesiyle bilinen Cemal Hasan Zeyniyye ve Ebu Saloh el-Özbeki künyesiyle bilinen Siraceddin Mahtarov HTŞ tarafından alıkonuldular.

Söz konusu iki şahıs HTŞ’nin bu müdahalesinden önce özellikle yabancı savaşçıların mevcudiyetiyle bilinen Ensar el Din Cephesi ve Liva Mukatilin el Ensar gibi grupların bünyesinde,  HTŞ’den ayrılararak Hurras ed-Din öncülüğündeki “Sebat Edin Harekat Odasına” katıldılar. Bu harekat odasının 23 Haziran’da Batı İdlib kırsalında Armanaz, Malas ve Arab Said mevkilerin kontrol noktaları kurması ise HTŞ’nin bölgedeki dominant rolüne karşı bir meydan okuma gibi göründü. Bu hadisenin ardından HTŞ ile Hurras ed-Din öncülüğündeki “Sebat Edin Harekat Odası” arasında yer yer çatışmalar yaşandı.

Arabulucuların yoğun çabalarının ardından ateşkes kararı çıktı. Buna göre İdlib batısındaki kontrol noktaları kaldırılıp Cisr el Şuğur ile Darkuş arasındaki bölgede her iki taraf da kontrol noktası kurmayacaktı.[2] Ayrıca Hurras ed-Din militanları da bu noktalardan ayrılacak ve iki taraf arasında hakem olarak Türkistan İslam Partisi rol alacaktı.[3] Anlaşmanın hemen ardından HTŞ yeni bir hamle yaptı. Önce örgüt ayrı yeni askeri grupların kurulmasının yasaklandığına ve tüm askeri faaliyetlerin kendisin de bulunduğu “Feth el Mübin Harekat Odası” kontrolünde olacağını ilan etti.[4] Daha sonra ise HTŞ’ye yakın İdlib sivil idaresinin aldığı karar ile vilayet genelinde Feth el Mübin Harekat Odasına bağlı olmayan tüm askeri karargahların kapatılması yönünde karar alındığı duyuruldu.[5] Henüz Hurras ed-Din tarafından buna bir cevap gelmediyse de medyaya konuşan örgüt üyelerinin beyanları iki taraf arasındaki sürtüşmenin sebeplerine dair ipuçları vermekte. Middle East Eye’ın haberine göre HTŞ yanlıları tarafından Telegram platformunda “Sebat Edin Harekat Odası” liderleri ve gözaltına alınan figürler ile alakalı ithamlar yoğun şekilde paylaşılırken HTŞ’nin medya kolu Ebaa haber ajansı da “Sebat Edin Harekat Odası” militanlarını Batı İdlib’de sivil konutlara yönelik hırsızlık teşebbüsleri ve İdlib’de HTŞ’ye yakınlığıyla bilinen Kurtuluş Hükümeti’nin eski lideri Muhammed el-Şeyh’in konutunu kuşatma gibi suçlarla itham etmekte.[6]

Bu ithamlara karşılık eski HTŞ yeni “Sebat Edin Harekat Odası” militanlarının da HTŞ’ye dair “şeriat ile hükmetmeme”, “muhacirlere karşı kötü yaklaşım” ve “Ruslara göstermediği sertliği mücahidlere gösterme” gibi sert karşılıkları var. 2013’te Malula’nın rejimden ele geçirilmesinin ardından Malula’daki bir grup rahibenin rehin alınması sürecindeki rolüyle bilinen Ebu Malik el-Tali’nin HTŞ’den ayrılması İdlib’de Türkiye ile Rusya arasındaki gerçekleşen son ateşkes mutabakatına HTŞ’nin tavır almaması üzerine gerçekleşti.

HTŞ ile Hurras ed-Din ve el-Kaide çizgisine yakın diğer unsurlar arasındaki bu kısıtlı çatışmanın sebebi olarak Türk-Rus anlaşması ve HTŞ’nin bu anlaşma ve çatışma sürecindeki tavrı sebep gösterilse de HTŞ yaptığı hamlelerle sadece Hurras ed-Din’e değil aslında Ankara’ya müzahir SMO’ya bağlı Ulusal Kurtuluş Cephesi unsurlarına da “İdlib’de bizsiz plan yapmaya niyetlenmeyin” mesajı vermektedir.

Ömer Behram Özdemir


[1] https://twitter.com/yasiremres/status/1275179827998478337 , Erişim Tarihi: 27 Haziran 2020.

[2] https://syrianobserver.com/EN/news/58845/truce-agreed-between-hayat-tahrir-al-sham-and-fathbutou.html , Erişim Tarihi: 27 Haziran 2020.

[3] https://twitter.com/Charles_Lister/status/1276512907174559744 , Erişim Tarihi: 28 Haziran 2020.

[4] https://twitter.com/halidabdurrahmn/status/1276612456803184641 , Erişim Tarihi: 27 Haziran 2020.

[5] https://twitter.com/halidabdurrahmn/status/1277241778018582528 , Erişim Tarihi: 28 Haziran 2020

[6] https://www.middleeasteye.net/news/syria-idlib-hts-operations-room-rival-militants , Erişim Tarihi: 28 Haziran 2020.

mm
Suriye’de devam etmekte olan iç savaşın siyasi, insani ve askeri yönlerini en güncel, anlaşılır, olabildiğince objektif ve yalın bir dille Türkiye kamuoyuna ulaştırmayı amaçlayan, kâr amacı gütmeyen haber-analiz portalıdır.