Muhammed Mahluf’un oğlu olan Hafız Mahluf, 1971’de Şam’da doğdu. Rejimin en önde gelen zenginlerinden Rami Mahluf’un kardeşidir.

Hafız Mahluf, 1994’de Hafız Esed’in olağan varisi olarak gösterilen Basil Esed’in öldüğü trafik kazasından yaralı olarak kurtuldu.

Mahir Esed ile yakın ilişkilere sahip olan Mahluf, kuzeni gibi sertlik yanlısı politikaları benimsemektedir. Rejim istihbaratında uzun süre olası iç tehditlere karşı kurulan Devlet Güvenlik Servisi olarak da bilinen Genel İstihbarat Direktörlüğü 40 No’lu Şubede görev almıştır.

Ayaklanmanın ilk döneminde rejim ile göstericiler arasındaki gerilimin sulh ile çözülmesine karşı durup, gösterilerin şiddet yoluyla bastırılmasının (göstericilere ateş açılmasının) tercih edilmesinde ve Dera’daki gösterilerin sembolik merkezlerinden olan Omari Camii’nin şiddetle ele geçirilmesinde rol oynadığı iddia edilmektedir.

Hafız Mahluf’un Dera, Duma ve Humus’ta göstericilere ateş açılması gibi hadiselerde doğrudan rolü vardır. Humus başta olmak üzere “şebbiha” olarak bilinen rejim yanlısı kriminal milis güçlerinin oluşturulmasında pay sahibidir.

Emrindeki 40 No’lu Şube’de görevli personelle çok sayıda katliam ve işkenceye imza attığına dair iddialara ek olarak ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power tarafından hazırlanan raporda Esed rejiminin savaş suçları işleyen figürleri arasında yer almaktadır.

Şam’daki sistematik işkence merkezleri ile alakalı sorumlu olduğu düşünülen Hafız Mahluf, aynı zamanda Guta’daki kimyasal saldırının da olağan şüphelilerindendir. Savaş suçları başta olmak üzere mali ve askeri suçlardan ötürü AB, ABD, İngiltere ve Kanada’nın yaptırım listelerinde bulunmaktadır.

2015’te İran’ın Suriye’deki rolüne dair fikir ayrılıklarının da etkisiyle Esed rejimiyle kısa süreli ayrılık yaşamıştır. Görevlerinden el çektirilmesinin ardından Rusya’ya gitmiş 2017’de Tuğgeneral rütbesiyle tekrar istihbarattaki görevine geri gelmiştir.

Bu dönemden itibaren mal varlığının ve ticari yatırımlarının büyük kısmının Rusya’da olduğu düşünülmektedir. Sadece Moskova’da sahip olduğu taşınmazların değerinin 22 milyon dolardan fazla olduğunu düşünülen Hafız’ın Rusya ve Lübnan’daki şirketleri üzerinden gerçekleştirdiği işlemler ile kara para akladığına dair iddialar bulunmaktadır.

Hafız Mahluf’un İsviçre’deki mal varlıkları da yaptırımların hedefi olmuştur.

Ömer Behram Özdemir


1 https://www.hrw.org/report/2011/12/15/all-means-necessary/individual-and-command-responsibility-crimes-against-humanity , Erişim Tarihi: 18 Haziran 2020.

2 https://blacklist.pro-justice.org/criminal/hafez-mohamad-makhlouf/ , Erişim Tarihi: 18 Haziran 2020.

3 https://syrianobserver.com/EN/commentary/58111/its-me-or-the-flood-assad-and-makhlouf.html , Erişim Tarihi: 17 Haziran 2020.

4 https://apnews.com/3372f65fb7484914ab5d26062c1d6b11/US-accuses-13-Syrians-of-responsibility-for-attacks,-torture , Erişim Tarihi: 18 Haziran 2020

mm
Suriye’de devam etmekte olan iç savaşın siyasi, insani ve askeri yönlerini en güncel, anlaşılır, olabildiğince objektif ve yalın bir dille Türkiye kamuoyuna ulaştırmayı amaçlayan, kâr amacı gütmeyen haber-analiz portalıdır.