Tel Rıfat Örneğinde Adana Mutabakatı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Wladimir Putin arasında Moskava’da gerçekleşen görüşmede, Putin’in “Suriye Arap Cumhuriyeti ile Türkiye arasında 1998’de imzalanan anlaşma hala yürürlükte, bu anlaşma terörle mücadeleyi kapsıyor. Bu anlaşmanın Türkiye’nin güney sınırlarındaki güvenliğinin sağlanması ile ilgili birçok konuyu çözen bir altyapı olduğunu düşünüyorum. “Bugün bu konuyu da oldukça ayrıntılı ve aktif bir şekilde ele aldık”[1]demesi birçok yeni tartışmalara yol açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’in Adana Mutabakatı önerisiyle ilgili Moskova dönüşünde şunları söyledi: “PKK terör örgütünün mensuplarının bize teslim edilişini, terörle mücadeleyi ele alan bir mutabakat. Önemli bir adımdı. Şu anda belki bunun tekrar gündeme getirilmesi söz konusu olabilir. Nitekim Sayın Putin de bunu özellikle gündeme getirdi; “Adana Mutabakatı önemli bir konu. Türkiye bunu işlemeli” dedi. […] ‘Türkiye’yi buraya kim davet etti’ diyenlere karşı, o mutabakatı masaya getirmemiz lazım. […] Bizim, 1 milyona yakın insanın ölümüne sebep olmuş, milyonlarca insanı göçe zorlamış biriyle üst düzey temasımız olmaz.”[2]

Diğer yandan Lavrov, “Türkiye ile Suriye arasında 1998’te Adana Mutabakatı imzalandı. Anlaşma, Türkiye’nin güvenlik konusundaki endişelerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Suriye hükümeti belirli yükümlülükler üstlenerek bu anlaşmayı kabul etti ve biz bu anlaşmanın geçerli olduğu gerçeğinden hareket ediyoruz. Anladığım kadarıyla, bu anlaşmanın tarafları olan ülkeler de aynı şekilde düşünüyor”[3]dedi.

Adana Mutabakatı tartışmaları üzerinden Türk ve Rus taraflarndan farklı amaçların ve farklı vurgu noktaların olduğu görülmektedir. Türkiye Adana Mutabakatı’nı BM’nin 51. Maddesi’ne ilaveten Fırat’ın doğusuna yönelik yapılması planlanan askeri müdahalenin ve oluşturulması planlanan güvenli bölge için meşruiyet zemini olarak değerlendirirken, Rusya Adana Mutabakatı zemininde Türkiye’nin Esed rejimini Suriye’nin meşru hükümeti olarak tanımasını ve ilişkilerin normalleşmesini hedeflemektedir. Esed rejiminin öldürdüğü yüzbinlerce insanı, sebep olduğu milyonlarca mültecileri, konvansiyonel ve kimyasal silahlar ile işlediği tüm savaş suçları ve birçok farklı mühim gerekçeler gözardı edilse bile, Rusya’nın bu yaklaşımı ne kadar gerçekçi?

Rusya’nın bu yöndeki yaklaşımının nekadar gerçekçi olduğunu ve Türkiye’nin Esed rejimini Adana Mutabakatı zemininde tanımasının gerçeklerle nekadar örtüştüğünü ölçmek adına, Tel Rıfat örneği Esed rejiminin PKK/YPG ile ilişkisini ve terör örgütüne yönelik tutumunu ölçülmesini sağlayan önemli bir vakadır. Tel Rıfat örneği, Rusya’nın yaklaşımın nekadar gerçekçi olduğunu test edilebilir kılmaktadır. Nitekim Rusya’ya göre Esed rejimi tüm Suriye’de kontrol sağlaması sonucunda YPG’nin varlığını sonlandıracak ve Türkiye’nin güvenlik kaygıları giderilmiş olacaktır. Fakat YPG’nin Şubat 2016’da Rus hava desteği ile Türkiye destekli Suriyeli muhalefetten ele geçirdiği ve Mart 2018’ten itibaren  bilfiil Esed rejiminin ve YPG’nin ortak varlığının devam ettiği Tel Rıfat, Rusya’nın tezini karşı somut bir mefhumdur.

Adana Mutabakatı

Türkiye ve Suriye arasında 1998’te imzalanan Adana Mutabakatı, Türkiye’nin talepleri doğrultusunda Suriye’nin Türk tarafına PKK hakkında önemli taahhütler vermiş ve bunları yerine getirmeyi imza altına almıştır. Aksi takdirde, Adana Mutabakatı Türkiye’nin Suriye topraklarındaki PKK varlığına karşı askeri harekat yapma iznini içermektedir. Bu yazıdaki Tel Rıfat örneği bağlamında, Adana Mutabakatı’na göre Suriye tarafının PKK’ya karşı yerine getirmeyi taahhüt ettiği maddeler şunlardır[4]:

  • Yurtdışındaki PKK üyelerin Suriye topraklarına girmesi engellenecektir.
  • Suriye’deki PKK kampları lağvedilecek ve hiçbir PKK kampına müsade edilmeyecektir.
  • PKK üyeleri Suriye tarafından yakalanacaktır.
  • Suriye tarafı Türkiye’yi tehdit edebilecek hiçbri PKK aktivitesine müsade etmeyecektir. PKK’nın Suriye’de silah velojistik materyal tedariği, finansal destek ve propaganda faaliyetlerine izin vermeyecektir.
  • Suriye PKK’yı terör örgütü olarak tanımaktadır. PKK ve PKK ile ilintili hiçbir yapılanmaya müsade etmeyecektir.
  • Suriye PKK liderlerinin Suriye’ye girmesini engelleyecektir.
  • Suriye tarafı Türk tarafı ile PKK’ya karşı işbirliği içerisinde olacaktır.

Adana Mutabakatı çerçevesinde belirlenen diğer maddeler ve Adana Mutabakatı’na giden tarihsel süreç bu yazı bağlamında ele alınmamaktadır.

Tel Rıfat

Halep’in kuzeyinde bulunan Tel Rıfat şehri Halep merkezine 35km ve Türkiye sınırına 20km uzaklıkta bulunmaktadır. Tel Rıfat şehri 2004 yılında yapılan resmi sayıma göre 20 bin gibi bir nüfusa sahip idi. Fakat Suriye’deki savaşın ilk döneminde Suriye muhalefeti tarafından kontrol altına alınan şehre yaşanan göç ile, şehrin nüfusunun 2016’ta 40 bine vardığı belirtilmektedir. Tel Rıfat şehrinin hemen kuzeybatısında bulunan Minnig Askeri Havalimanı, Suriye savaşında önemli çatışmaların yaşandığı ve stratejik önemi olan bir üstür. Tel Rıfat şehrinin çevresinde bulunan Deyr Cemali Şeyh İsa, Kafr Naya, kafr Nasih, Harbül ve Ayn Dakne gibi yerleşim yerleri de bulunmaktadır. Ayrıca Tel Rıfat’ın güneybatısında Sehba bölgesi olarak adlandırılan ve Halep merkezinin kuzeydoğusunda ve El-Bab’ın batısında kalan bir alan bulunmaktadır. Tel Rıfat bölgesinin savaş öncesi nüfusunun kahir ekseriyeti Araplardan oluşmaktaydı[5].

YPG’nin Kontrolünde Olan Tel Rıfat Bölgesinde Arapların Nüfusu

Tel Rıfat ve Sehba Bölgesinin YPG’nin Kontrolüne Geçmesi

An itibariyle YPG’nin Esed rejimi ile ortaklaşa kontrol ettiği alan, Şubat 2016’da Suriye muhalefetinin kontrolünden çıkmış ve YPG’nin eline geçmiştir. DAEŞ’ın Fırat Kalkanı Harekatı öncesinde Kuzey Halep’te bulunan alan hakimiyeti, YPG’nin Afrin bölgesini kontrol etmesi ve Esed rejiminin Halep merkezinde ilerlemesi sonucunda, Suriyeli muhalefet Azez-Tel Rıfat hattı üzerinden Halep şehir merkezine doğru bir ikmal hattı bulunuyordu. Türkiye sınırından Halep merkezine doğru giden bu ikmal hattını kesmek üzere, Esed rejimi Rus hava desteği ile Halep merkezini Nubbl ve Zehra ile birleştirmiştir. Birleşen hattın hemen kuzeyinde kalan Tel Rıfat ve Mare hattı ise doğudan DAEŞ’ın ve batıdan YPG’nin saldırısına maruz kalmıştır.[6]Suriye muhalefeti Mare’yi DAEŞ’e karşı tutabilmiş ise de, es zamanlı olarak Rus hava desteği ile saldıran YPG’ye karşı Tel Rıfat ve Minnig Askeri Havalimanı’nı elinde tutamamıştır.[7]YPG’nin bölgeyi Suriye muhalefetinden ele geçirmesi ile beraber büyük bir göç yaşanmış ve yüzbin civarında insan Azez’e kaçmış ve Türkiye sınır kapısının dibinde yeni kurulan bir kampa yerleştirilmiştir.[8]Daha sonraki süreçte Fırat Kalkanı Harekatı başlamış ve DAEŞ’ın Türkiye ve Suriye muhalefetine karşı savaşmasından istifade eden YPG, DAEŞ’ın alan boşaltması sonucunda Sehba bölgesini ele geçirmiştir. Menbiç’teki varlığını Afrin’deki varlığı ile birleştirmeyi hedefleyen örgüt, El-Bab’ın Suriye muhalefeti ve Türkiye tarafından ele geçirilmesiyle amacına tam manasıyla ulaşamamıştır.

Rusya ve Esed rejiminin Tel Rıfat’a yerleşmesi

YPG’nin Şubat 2016’da SDG çatışı altındaki müttefikleri ile beraber Kafr Naya, Ayn Daqnah ve Tel Rıfat’ı ele geçirmiştir.[9]Bölgenin Rus hava desteğiyle YPG tarafından ele geçirilmesi ileYPG tarafından Halep’teki rejim veKuzey Halep’teki Suriyeli muhalifler arasında tampon fiili tampon bölge oluşturulmuş oldu. Rejim, Rusya ve YPG arasındaki işbirliğin arttığı bu dönemde, YPG’nin Tel Rıfat’taki varlığı Rusya tarafından korunmuştur. Nitekim Mayıs 2017 tarihinde Rus askerleri Tel Rıfat’a girmiş ve bölgede askeri üs kurmuştur.[10]Rusya 7 Eylül 2017 tarihinde Tel Rıfat ve çevresini YPG ile Suriyeli muhalifler arasındaki çatışmaları durdurmak gerekçesiyle gerilimi azaltma bölgesi olarak ilan etmiştir.[11]

Rusya bölgedeki askeri varlığı ile Tel Rıfat’ı olası Türkiye destekli askeri operasyonlara karşı korurken diğer yandan bölgedeki YPG varlığını sınırlandırmak üzere başarısız bir girişimde bulunmuştur. Ekim 2017 tarihinde Tel Rıfat bölgesinde bulunan savaşçılar YPG’den ayrılıp Rusya destekli 5. Kolordu’ya katılma fırsatı sunulmuştur. Rusya’nın yönlendirmesi ile Esed rejiminin yaptığı teklif bölgedeki 18 ila 50 yaş aralığındaki tüm YPG ve SDG üyelerine yönelik idi. Teklifi kabul eden savaşçılara 400$ vermeyi vaat eden Esed rejimi, bölgedeki YPG militanlarının aldığı maaşın dört katını teklif etmiştir. 5. Kolordu içerisinde ‘Kürt Cephesi’ yapılanması kurulmuştur. Fakat bu girişim başarısız olmuş ve toplamında 150 kişi YPG/SDG’den ayrılıp 5. Kolordu’ya katılmıştır.[12]Tel Rıfat’ta yaşanan 5. Kolordu tecrübesi, YPG’nin Esed rejimi tarafından silahsızlandırılıp sisteme entegre edilme senaryosu için önemli bir örnektir.

Zeytin Dalı Harekatı öncesinde Afrin’den askeri varlığını çeken Rusya’nın[13], Tel Rıfat bölgesindeki askeri varlığını da çektiğine dair farklı haberler bulunmaktadır.[14]15 Şubat 2018 tarihinde Esed rejiminin temsilcileri Tel Rıfat beldesine gitmiş ve bölgedeki YPG temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelerde Esed rejiminin bölgeyi Türkiye ve Suriyeli muhaliflere karşı korumak için askeri güç sevk etmesi konuşulmuştur.[15]22 Şubat 2018 tarihinde YPG’nin rejimin teklifini kabul ettiği ve bölgeyi Esed rejimine devredeceği belirtilmiştir.[16]Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin’in özgürleştirilmesi sonrasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşmada görüldüğü üzere, Tel Rıfat’tan zorla göç ettirilen Suriye halkı 24 Mart 2018’de geniş çaplı gösteriler düzenlemiş ve Tel Rıfat’ın terör örgütlerinden temizlenmesini talep etmiştir. [17]TSK’nın yaptığı paylaşım sonrasında Tel Rıfat’ın Suriyeli muhaliflerce özgürleştirildiği haberleri[18]yayılmış ama sonradan Esed rejiminin resmi haber ajansı SANA tarafından paylaşılan görüntülerde şehirde  YPG ve Rejim varlığının bulunduğu görülmüştür.[19]İki gün sonra ise beldeden Rus askerlerin görüntüleri kamuoyuna yansımıştır.[20]Mart ayının son gününde Esed rejimin Tel Rıfat’ın kontrolünü tamamen devraldığına dair görüntüler paylaşılmıştır.[21]

Rusya ve Esed rejimin Tel Rıfat bölgesine yerleşmesi sonrasında, bölgedeki YPG varlığı koruma altına alınmış ve Tel Rıfat’ı özgürleştirmek için planlanan operasyon ertelenmiştir. Esed rejimi bölgeyi sözde devralmış olmasına rağmen, bölgedeki YPG varlığı, kampları, eğitimleri ve yapılanması olduğu gibi devam etmektedir. YPG Tel Rıfat bölgesini güvenli alan olarak kullanıp Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerine saldırılar düzenlemektedir.  Esed rejimi ve Rusya Tel Rıfat gibi Arap bir bölgede YPG’yi lağvetmek ve örgüt yapılandırmasını sonlandırmak yerine, koruma altına almıştır.

Tel Rıfat Merkezli YPG Saldırıları

Zeytin Dalı Harekatısonrası Afrin bölgesinin YPG terör unsurlarından temizlenmesiyle bölgeden kaçan YPG militanları Tel Rıfat bölgesine sığınmış ve bölgedeki varlığını güçlendirmiştir. YPG Afrin’den geri çekildikten sonra, Tel Rıfat bölgesini Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgelerine saldırılar düzenlemek için güvenli bölge olarak kullanmaktadır. Genel manada YPG’nin Tel Rıfat merkezli düzenlediği saldırılar iki ayrı kategoride değerlendirilebilir. Birinci kategori, cephe hatlarında YPG ve Türkiye tarafından desteklenen Suriyeli muhalifler arasında yaşanan çatışmalar ve YPG tarafından yapılan tacizlerdir. İkincisi ise YPG’nin Tel Rıfat merkezli organize ettiği Afrin, Azez, El-Bab, Mare ve diğer bölgelerdeki terör saldırılarıdır.

YPG’nin ‘Zeytin’in Öfkesi’ ve ‘Afrin’in Özgürleştirme Güçleri’ isimli iki propaganda kanalının yapmış olduğu haberlere göre, Kasım 2018’ten Şubat 2019’a kadar Afrin ve kuzey Halep’te toplam 34 saldırı düzenlemiştir. Saldırıların çoğunluğu (16) EYP ile gerçekleştirilmiştir. YPG’nin kendi iddiasına göre ise, dört saldırıda dört farklı kişi YPG tarafından işkence edilerek öldürülmüştür. Örgüt ayrıca 4 suikast düzenlediğini ve dört farklı noktada Suriyeli muhaliflere baskın düzenlediklerini iddia etmektedir. Ayrıca propaganda kanallarında belirtildiği üzere iki bomba yüklü araç saldırısı düzenlemiş ve keskin nişancı ile bir Suriyeli muhalif savaşçıyı öldürmüştür. Yine YPG’nin kendi iddialarına göre, toplamda 64 ÖSO mensubu, 2 Özgür Suriye polisi öldürülmüş, 34 ÖSO mensubu ve üç Türk askeri yaralanmıştır[22]. YPG’nin abartılı ve ‘temiz’ rakamlarının aksine, örgütün düzenlediği saldırılarda birçok sivil YPG tarafından öldürülmüştür. Örneğin 16 Aralık 2018’te Afrin pazarında düzenledikleri bombalı araç saldırısında dokuz sivil öldürülmüştür.[23]Saldırıda kullanılan ilk bombalı araç patlarken, ikinci bombalı araç patlatılmadan önce farkedilip, güvenlik güçlerince imha edilmiştir.[24]19 Mart 2018’te örgütün gerçekleştirdiği EYP saldırısında yedi sivil ve dört ÖSO mensubu yaşamını yitirmiştir[25]veya  20 Ocak 2018’te örgütün Afrin’de otobüsü patlatarak düzenlediği saldırıda üç sivil katledilmiştir.[26]12 Aralık 2018’te Azez’teki hastaneye yakın bir bölgede bombalı aracın patlatılması sonucunda 8 yaşında bir kız hayatını kaybetmiştir.[27]YPG’nin Afrin ve kuzey Halep’te düzenlediği saldırılar bölgedeki ÖSO komutanın da teyit ettiği üzere, Tel Rıfat merkezlidir.[28]

Diğer bir mesele ise Tel Rıfat cephe hatlarında aralıklarla yaşanan çatışmalar ve YPG saldırılarıdır. YPG’nin özellikle Mare, Azez ve Kalcibrin bölgelerine yönelik birçok tacizi ve saldırısı bulunmaktadır. Örneğin, sadece 2018 Ocak ayında üç ayrı günde YPG’nin taciz ateşlerine Türk Silahlı Kuvvetlerince karşılık verilmiştir. Milli Savunma Bakanlığı tarafınca yapılan açıklamaya göre 18 Ocak[29], 23 Ocak[30]ve 24 Ocak[31]tarihlerinde Afrin bölgesinde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına YPG tarafından Tel Rıfat’tan yapılan taciz ateşlerine bölgede bulunan ateş destek vasıtalarıyla gerekli karşılık vermiştir.

YPG’nin Tel Rıfat bölgesinden doğrudan TSK’yı hedef almasına ilaveten, örgütün saldırıları ve tacizleri sonucunda cephe hattı boyunca Türkiye tarafından desteklenen Suriyeli muhalifler ile YPG arasında çatışmalar da yaşanmaktadır. Aralık 2018 ve Ocak 2019’da sadece iki ay içerisinde Tel Rıfat cephe hattında toplam 29 gün çatışma yaşanmıştır[32]. Bu ise ortalama her iki günde bir çatışma yaşandığını ve Esed rejimi ile Rusya’nın YPG’yi kontrol altına almadıklarını ve YPG’nin saldırgan tutumunun devam ettiğini gösteren önemli bir veridir.

Sonuç

Tel Rıfat örneği incelendiğinde Rusya’nın arzuladığı şekilde Adana Mutabakatı zemininde bir anlaşmaya sahadaki realitelerin karşı çıktığı görülmektedir. Esed rejiminin ve Rusya’nın Tel Rıfat’taki YPG varlığını bitirmeyip, Türkiye’ye ve Suriye muhalefetine karşı YPG’yi koruyor olması mühimdir. Tel Rıfat bölgesini terör saldırıları düzenlemek ve cephe hattı boyunca Zeytin Dalı Harekatı ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgelerine yönelik taciz atışlarında ve saldırılarda bulunmak için kullanan terör örgütünü koruyan Rusya ve Esed rejimi, Suriye’nin geri kalan bölgelerinde Türkiye’nin güvenlik kaygılarını dikkate alarak Tel Rıfat örneğinin aksine davranması beklenilmemelidir. Mevcut olan Tel Rıfat vakası bu yönde Türkiye’nin elinde bulunan en somut örnektir. Esed rejimin PKK ile olan tarihi serüveni ve Suriye savaşında YPG’yi Türkiye’ye karşı araçsallaştırmasını ve örgüt ile işbirliği gözardı edilse bile, Tel Rıfat’ta YPG’yi elimine etmeyen aktörlere güvenerek, diğer YPG’nin daha güçlü olduğu bölgelerde Adana Mutabakatı’nı uygulamasını beklememek gerekir. Tel Rıfat gibi YPG’nin sıkıştığı bir alanda YPG’yi himaye eden Esed rejiminden ve Rusya’dan Fırat’ın doğusu gibi geniş bir coğrafyada YPG’yi elimine etmesi ve örgütün faaliyetlerini sonlandırması beklenmemelidir. Ayrıca bu yazıda ele alınmayan Halep merkezindeki Şeyh Maksud[33]ve Menbiç kırsalındaki Arima[34]örneklerinde de görüldüğü üzere, Esed rejimi YPG’yi elimine etmemekle beraber, örgütle işbirliği yapıyor ve örgütü Türkiye’ye karşı korumaya çalışıyor. İlaveten, Zeytin Dalı Harekatı esnasında Afrin’e Türkiye’ye karşı YPG’ye destek gönderen rejimin konvoyunun Türkiye tarafından vurularak imha edilmiş olması[35]da bu bağlamda unutulmaması gereken bir olaydır. Suriye’de var olan Tel Rıfat, Şeyh Maksud ve Arima örnekleri Türkiye’ye PKK noktasında milli güvenliğini Esed rejimine teslim etmemesi ve YPG’ye karşı bizatihi harekete geçmesi gerektiğini göstermektedir.

Kaynakça:

[1]https://tr.sputniknews.com/rusya/201901231037257592-putin-ile-erdogan-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/
[2]https://www.haberturk.com/putin-in-suriye-de-cozum-onerisi-adana-mutabakati-ne-anlama-geliyor-2301868
[3]https://tr.sputniknews.com/rusya/201901251037303005-lavrov-turkiye-suriye-arasindaki-adana-mutabakati-yururlukte/
[4]http://www.mfa.gov.tr/_p_statement-made-by-ismail-cem_-foreign-minister_-on-the-special-security-meeting-held-between-turkey-and-syria_br_october-20_-1998_br__unofficial-translation___p_.en.mfa
[5]http://www.suriyegundemi.com/2017/06/21/hedefteki-kent-tel-rifat/
[6]https://thenewturkey.org/aleppos-fall-and-the-role-of-russian-iranian-and-ypg-forces
[7]https://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-talrifaat-idUSKCN0VO1Y2
[8]https://www.efe.com/efe/english/portada/some-200-000-syrians-stranded-in-precarious-conditions-at-syria-turkey-border/50000260-3085044
[9]https://syrianobserver.com/EN/news/27558/syrian_democratic_forces_advance_towards_tel_rifaat_under_russian_air_support.html
[10]https://www.almodon.com/arabworld/2017/5/13/%D9%84%D9%88%D8%A7%D8%A1-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%B9%D8%AA%D8%B5%D9%85-%D9%8A%D8%AD%D8%B6%D8%B1-%D9%82%D9%88%D8%A7%D8%AA%D9%87-%D9%84%D8%A5%D8%AF%D8%A7%D8%B1%D8%A9-%D8%AA%D9%84-%D8%B1%D9%81%D8%B9%D8%AA-%D9%88%D8%B1%D9%8A%D9%81%D9%87%D8%A7
[11]https://www.alaraby.co.uk/english/news/2017/9/7/russia-establishes-security-zone-north-of-aleppo
[12]https://www.nso-sy.com/Details/732/-Russia-promoting-5th-legion-in-Tal-Rifaat-and-majority-of-new-recruiters-are-SDF-fighters/en
[13]http://en.farsnews.com/newstext.aspx?nn=13961101000459
[14]https://www.aksam.com.tr/dunya/ruslar-tel-rifattan-da-cekildi/haber-701709
[15]https://nedaa-sy.com/en/news/4292
[16]https://sputniknews.com/middleeast/201802221061902762-ypg-afrin-tel-rifaat-syria-kurds/
[17]https://twitter.com/TSKGnkur/status/977571516631183360
[18]https://southfront.org/turkey-led-forces-enter-tell-rifaat-in-northern-syria-unconfirmed/
[19]https://southfront.org/in-photos-tell-rifaat-is-still-under-control-of-government-forces-ypg/
[20]https://southfront.org/russian-military-police-redeployed-tel-rifaat-city-photos/
[21]https://en.muraselon.com/2018/03/watch-syrian-republican-guard-and-russian-forces-in-full-control-of-tal-rifaat-town/
[22]SETA Terörizm Analiz Platformu (TAP)
[23]https://www.middleeasteye.net/news/car-bomb-kills-least-nine-people-including-civilians-syrias-afrin
[24]https://twitter.com/op_shield/status/1074248038321963009
[25]https://www.trtworld.com/mea/ypg-pkk-booby-trap-bomb-kills-7-civilians-4-fsa-fighters-in-afrin-16035
[26]http://www.hurriyetdailynews.com/afrin-bomb-attack-kills-three-civilians-140638; https://twitter.com/op_shield/status/1086904291409965058
[27]https://twitter.com/op_shield/status/1072808778846887936
[28]Liva el Şimal komutanı Muhammed Bassun ile röportaj
[29]https://twitter.com/tcsavunma/status/1086281813608357889
[30]https://twitter.com/tcsavunma/status/1088093092765421569
[31]https://twitter.com/tcsavunma/status/1088444002410455041
[32]http://www.suriyegundemi.com/2019/02/10/tel-rifat-bolgesinde-yasanan-catismalar/
[33]https://international-review.org/the-role-of-sheikh-maqsoud-during-the-battle-for-aleppo/
[34]http://www.suriyegundemi.com/2018/12/25/menbicde-son-durum-2/
[35]http://www.yeniakit.com.tr/video/tsk-esed-birliklerinin-oldugu-bolgeyi-canli-yayinda-vurdu-25829.html

mm
Ömer Özkizilcik SETA Güvenlik Departmani'nda calismaktadir ve ayni zamanda Suriye Gündemi'nin bas editörüdür