ABD’nin Suriye’den Çekilme Kararı Sonrası İsrail’in İran Endişeleri

Donald Trump yönetiminin, Suriye’deki dengeleri değiştirecek çekilme kararıyla beraber birçok ülkenin yeni Suriye stratejisi de revizyona girebilir. Suriye’de devletler çatışma sonrası bir döneme hazırlanırken aynı zamanda bölgedeki aktörler için yeni tehlikelerin ortaya çıkması da mevcut Ortadoğu politikalarında değişmelere sebep olacaktır. ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, özellikle PKK/PYD/YPG gibi müttefik terör örgütlerinin endişelerini artırırken bir diğer denklemde İsrail’in ABD’nin yokluğunda İran tehlikesine karşı nasıl bir yol izleyeceği konusunu gündeme getirmiştir.

Esed rejimine savaş başladığından beri destek veren İran’ın, zaman zaman Suriye üzerinden İsrail’e düzenlediği saldırılar ve bölgedeki güçlü varlığı İsrail’in güvenlik sorununun daha da artmasına neden olmuştur. Mayıs ayında ABD’nin Nükleer Anlaşmadan çekilmesi sonrası Suriye’den İsrail’e fırlatılan roketlerden sonra Golan Tepelerinden Suriye tarafına yapılan İsrail misillemeleriyle zaman zaman bölgede gerilim artmıştır.[1]Sahada karşılıklı misillemeler Suriye’nin hem İsrail hem de İran için bir çatışma alanı olduğunu göstermiştir.

En son senatör Coons’un “Rusya ve İran için büyük bir yeni yıl hediyesi” olarak nitelendirdiği ABD’nin çekilme kararıyla İran’ın Suriye’de nasıl bir yol izleyeceği ve süregelen İran-İsrail çatışmasının hangi şekilde ilerleyeceği bölgede önem teşkil eden bir başka sorun olmuştur. Suriye’nin yeniden yapılandırılması sürecinde öncelikli olarak güvenlik alanındaki boşlukları doldurmayı planlayan İran, Suriye’deki varlığıyla İsrail için oluşturduğu tehdidi sağlamlaştırma imkânına sahip olabilir. Suriye-Ürdün sınırında yer alan Tanf üssünde bulunan ABD özel kuvvetlerinin güneydeki İran kuvvetlerine karşı caydırıcı rol oynaması da çekilme kararıyla İran’ın güçlü olduğu Şam’ın güneyi ve Deraa’daki elini güçlendirebilir. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı sözcülerinden Binbaşı John Jacques ve CENTCOM komutanı Joseph Votel de dolaylı yoldan bu üssün İran’ın bölgedeki “istikrarsızlaştırıcı hareketlerini” dengeleme görevi üstlendiğini söylemiştir. Suriye’de kalıcı üsler kurmak isteyen İran ise ABD’nin bu üsten çekilmesiyle beraber orta ve kısa menzilli füzeleriyle İsrail hattında etki alanını genişletebilir ve desteklediği Lübnan ve Filistin’deki silahlı örgütlere yardım etmesini kolaylaştırabilir.

Suriye’deki rejimin en büyük destekçilerinden olan İran kanadından ABD’nin çekilme kararından memnuniyet duyduklarına dair açıklamalar gelmiştir. Ancak karara tepki gösteren İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İran’ın bölgede artabilecek nüfuzuna karşı İsrail Güvenlik Güçleri’nin İran’ın kendileri için tehdit unsuru oluşturmasının karşısında duracakları yönünde açıklamalar yapmıştır. Suriye’de, İran destekli Lübnan Hizbullah’ı ile mücadeleyi sürdüreceklerini ve İran’a karşı “agresif” politikalarına devam edeceklerini söyleyen Netanyahu[2]bu mücadelenin ABD desteği ile devam ettiğini ve edeceğini dile getirmiştir. Güvenlik, istihbarat ve operasyonel alanlarında ABD ile hala iş birliği içerisinde bulunan ve Hizbullah’a ait olduğu düşünülen tünellere saldırılar düzenlemeye devam eden İsrail, ABD desteği olduğunu söylemesine rağmen oluşacak boşlukta İran’ın artabilecek saldırılarının endişelerini taşımaktadır.[3]Konu hakkında eski İsrail savunma bakanı Lieberman da sınırda muhtemel İsrail saldırılarına dikkat çekmiştir.[4]Suriye’de binlerce milis gücü bulunan İran için ABD’nin çekilmesi stratejik bir önem arz etmektedir. İranlı yetkililer tarafından iddialar reddedilse de İran, Suriye’deki milis güçleriyle oluşturmaya başladığı Irak-Suriye-Lübnan koridorunda, yeterli fırsatları kullanabildiği takdirde gücünü sağlamlaştırma imkânına sahip olabilir. ABD güvenlik danışmanı John Bolton, eylül ayında İsrail’e tehdit oluşturacak şekilde sınırda konuşlanan Şii milisler -özellikle Hizbullah- orada kaldığı sürece askeri varlıklarını devam ettireceklerini söylemiştir. Ancak Trump tarafından kısa zamanda alınan bu çekilme kararıyla beraber İsrail’in İran saldırılarına karşı sınır güvenliğini sağlama noktasında ABD’nin nasıl bir yol izleyeceği de şu an cevaplanmamış sorular arasında yer almaktadır.

Sınırdan İsrail’e saldırılarını daha da artırma imkânına sahip olacak İran, ayrılacak ABD askerleri yerine bu bölgede daha rahat hareket edebilme fırsatı bulabilir. İran Devrim Muhafızları Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı Muhammed Pakpour ve üst düzey İranlı yetkililerin, füze gücü de dâhil olarak savunmada İran’ın daha da gücünü artıracağı ve savunma kabiliyetlerinin müzakere konusu olmayacağı hususunda yaptığı açıklamalar İran’ın bölgedeki askeri faaliyetlerinde henüz bir karar değişikliği olmadığını göstermektedir.[5]

Defalarca kez Beşar Esed istemedikçe Suriye’den çekilmek gibi bir düşünceleri olmadığını söyleyen İran yönetiminden gelen son açıklamada, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi Amerika’nın Suriye’de olmasını başından beri hata ve istikrarsızlık nedeni olarak nitelendirmiştir.[6]Trump’ın kararı sonrası Hamas lideri Mahmud el Zahar ve İran Dışişleri bakanı Cevad Zarif arasında Tahran’da gerçekleşen görüşme, İran’ın ABD yaptırımlarına rağmen Hamas’a Filistin konusunda destek vermeye devam ettiğinin göstergesidir. İran Parlamentosu başkanı Ali Laricani’nin İsrail rejiminin ezilen Filistin halkına karşı işlediği “acımasız suçları” ortaya çıkarmak için daha fazla çaba göstermenin önemini vurgulaması, İran Dışişleri bakanı Cevad Zarif’in İran’ın bölgedeki öncelikli politikasının Filistin’i desteklemek olduğu ile ilgili artan söylemleri gibi İran tarafından dile getirilen konular İsrail’in bölgede İran’dan veya İran destekli gruplardan gelebilecek tehlikelere karşı endişelerini artırmaktadır.[7]ABD’nin varlığıyla İran’ın deniz koridorunu engellediğine inanan İsrail tarafında, İran’a karşı sahada yalnız bırakıldığı endişesi oluşmuştur. İsrail açısından ABD’den oluşacak boşlukta İran’a karşı Rusya’yla yakın ilişkiler izleyerek İran nüfuzunu azaltmaya yönelik dengeleme çabaları, ABD ve Türkiye arasında yeniden oluşturulan ittifaka karşı politikalar yürütmek takip edilebilecek muhtemel stratejiler arasında yer alabilir. Bunlara ek olarak ABD’den açılan boşluğu doldurmada bölgede deneyim kazanan Rusya için de artan İran nüfuzu bir sorun teşkil edebilir. Çünkü ortada devam eden bir İsrail-Rusya ilişkisi de söz konusudur. Rusya İsrail için doğrudan bir tehdit unsuru değildir ancak sahada şimdiye kadar İran’la koalisyonunu devam ettiren Rusya için İran ve dolaylı yoldan da olsa İran destekli milislere verdiği askeri desteği çekmesi sahada İran’ı askeri anlamda yalnızlaştırabilir.

Sonuç

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, sahada bulunan diğer aktörlerin alanları doldurma niyetlerini ortaya çıkarmıştır. Ancak hangi aktörün ön plana çıkacağı veya koordinasyonun nasıl sağlanacağı henüz kararın uygulanmaya başlamaması dolayısıyla belirsizliğini korumaktadır. Özellikle sahada binlerce milis gücüne sahip olan İran güvenlik alanında Suriye’de kurulacak düzende rol sahibi olmak isteyecektir. Fakat bu güç boşluklarını doldurmada her ne kadar İran tarafından yapılan açıklamalar olası İsrail’e saldırı tehdidi olarak görünüyor olsa da sahada yeniden kurulan Türkiye-ABD ilişkilerinden ve Rusya faktöründen bağımsız olarak hareket etmesi de pek mümkün görünmemektedir. İsrail konusunda tehlike olarak varlığını devam ettirmekle beraber Suriye’nin yeniden yapılandırılması sürecinde diğer aktörlerin kararları İran’ın izleyeceği stratejide önem arz etmektedir.

Kaynakça:

[1]Oliver Holmes, “Israel retaliates after Iran ‘fires 20 rockets2 at army in occupied Golan Heights”, The Guardian, 10 Mayıs 2018.
[2]“Israel to escalate fight against Iran in Syria after US exit, Netanyahu says”, he Algemeiner, 20 Aralık 2018.
[3]Tovah Lazaroff,“Netanyahu: IDF may expand activity against Iran in Syria after US Exit”, The Jerusalem Post, 23 Aralık 2018.
[4]Natasha Turak, “Trump’s sudden Syria pullout will embolden ISIS and Iran allies warn” CNN, 20 Aralık 2018.
[5]“Iran’s military strategy offensive at operational, tactical levels:IRGC commander” Tasnim News Agency, 22 Aralık 2018.
[6]“Iran says US presence in Syria was a mistake from the start”, Reuters, 22 Aralık 2018.
[7]Noa Landau, “After US announces Syria pullout, Netanyahu says Israel will increase actions against Iran with full US support”, Haaretz, 24 Aralık 2018.

mm
2017 yılında lisans eğitimini Yıldırım Beyazıt Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde tamamlamıştır. Yüksek lisansına aynı bölüm ve üniversiteden devam etmektedir. Çalışma alanları: İran dış politikası, Şii milisler