İran’ın Suriye’de Rusya Tarafından Sınırlandırılması

Tahran’da 7 Eylül’de düzenlenen zirve sonrasında, önce Soçi Mutabakatı sırasında ve şimdide 27 Ekim’de Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen; Rusya, Almanya ve Fransa’nın da katıldığı Suriye konulu dörtlü zirvede İran’ın yer almaması “İran’sız bir ‘Suriye Geleceği’ mi inşa edilmek isteniyor?” sorusunu akıllara getiriyor. Sona yaklaşıldığı var sayılan Suriye iç savaşında, başta İsrail olmak üzere hem bölge hem de bölge dışı birçok aktörün yeni kurulacak düzende İran’ın payını azaltıp, İran’ı bölgeden uzaklaştıracak politikalar izlemektedir. İran’ın Soçi Mutabakatına katılmamasının ana nedeni ise İran’ın tek taraflı politikalarından sadece İsrail, ABD, Arabistan ve Türkiye gibi ülkelerin değil; aynı zaman da Rusya’nın da rahatsız olmasıdır. İran bölgede tek taraflı bir politika izleyerek her geçen gün Suriye’de ki nüfuzunu artırmaya çalışmaktadır ve Suriye konusunda masada olan diğer aktörleri oldukça rahatsız etmektedir. İran’ın Rusya tarafından Suriye’den tecrit edilmesi süreci bu yazıda aktarılmaya çalışılacaktır.

Rusya’nın Suriye’deki İran Politikalar

2015 yılında muhaliflerin hızla ilerlemesi nedeniyle rejim oldukça tedirgin olmuştur. Bu nedenle sahada var olan İran’ın yanı sıra Rusya’dan müdahale talebinde bulunmuştur. Buna göre Rusya havadan, İran ise karadan destek vererek rejimin çöküşünü engelleyecekti ki bunda başarılı olunduğu görülmektedir. Her iki tarafta Suriye’deki yedi yıllık iç savaş esnasında Esad rejimini desteklemiştir. Fakat bu süreçte İran ve Rusya arasında menfaat temelli birçok görüş farklılığı ortaya çıkmıştır. Bu görüş ayrılıklarına örnek vermek gerekirse; 29 Ocak 2018’de Putin ve Trump’ın Hamburg’daki buluşması sonrasında İsrail gazeteleri tarafından, Suriye’de İran nüfuzuna karşı İsrail’in serbestçe bombardıman yapmasına izin verildiği yazıldı.[1]Bu haberden yaklaşık bir hafta sonra İsrail Savunma Kuvvetleri, Suriye hava sahasını kullanarak İran’a ait bir insansız hava aracını (İHA) vurmuştur. Ayrıca Suriye’de İHA’yı kontrol eden personelin de içinde bulunduğu komuta-kontrol aracını bombalamıştır.[2]Ancak Moskova, bu saldırılar karşısında İsrail’i kınayan herhangi bir açıklama yapmamıştır.[3]Moskova’nın bu olay karşısındaki zayıf tepkisinin nedenlerinden birisi ise Mart 2016’da imzalanan ve Suriye sahasında Rusya-İsrail güvenlik ilişkilerini şekillendiren gizli anlaşmadır.[4]  Rus-İsrail savaş uçaklarının karşı karşıya gelmesini önlemeyi amaçlayan bu anlaşma, Rusya’nın Suriye hava operasyonlarında İsrail’in tarafsız kalmasını ve bunun karşılığında Rus savaş uçaklarının İsrail hava sahasını geçmesi durumunda takip edilmemesini öngörmektedir. Yine anlaşmaya göre, Suriye topraklarında İsrail’in ulusal güvenliğine yönelik bir tehdidin ortaya çıkması durumunda ve İran ile Hizbullah arasında yapılan silah sevkiyatlarını önlemek amacıyla, İsrail savaş uçaklarının Suriye topraklarında hava operasyonları düzenlemesi durumunda Rusya tarafsız kalacaktır.[5]

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 17 Mayıs’ta Soçi de Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşmesinde; yabancı askeri güçlerin Suriye topraklarından çıkacağını vurguladı.[6]Putin’in açıklamalarından sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 30 Mayıs Çarşamba günü yaptığı açıklamada Suriye’nin Ürdün ve İsrail sınırı çevresinde bulunan yabancı güçlerin en kısa zamanda çekilmesi gerektiğini iki kez vurguladı.[7]

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi ise Rus yetkililerin, yabancı güçlerin Suriye’den çıkması yönündeki açıklamalarına şu şekilde cevap verdi: “Hiç kimse İran’ı bir şeye zorlayamaz. İran, bağımsız bir ülkedir. Bölgede ve dünyada dış politikasını milli çıkarları ekseninde belirlemektedir. İran gerektiği kadar ve Suriye devleti istediği sürece orada kalacaktır.” ifadelerini kullandı.[8]

Şam çevresindeki tüm muhalif alanları ele geçiren rejim güçleri, zayıf halka olarak gördükleri güney cephesine yöneldi ve Dera’ya önemli sayıda askeri güç sevk etti. Bu gelişme Rusya’yı ABD ve İsrail’le bir müzakere masasına itti. Buna dair İsrail televizyonunda bir haberde Rusya ve İsrail, diplomatik görüşmeler neticesinde, Suriye’nin İsrail sınırındaki güney bölgelerinde kontrolün yeniden Suriye rejim güçlerine geçmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, ayrıca sınır bölgelerinde, İran, Lübnan Hizbullah’ı ya da herhangi bir yabancı birliğin yer almayacağı konusunda da mutabık kalındığı aktarıldı.[9]

Sonuç olarak Suriye iç savaşında stratejik ittifak ilişkisi inşa etmiş olan Rusya ile İran arasındaki menfaat çatışması her geçen gün daha da belirgin hâle gelmiştir. Lakin Rusya Suriye’de İdlib sonrası ABD ile yaşanacak pazarlıkta elinin güçlü olması için İran’ı kaybetmek istemiyor. Dahası, Suriye sonrası Ukrayna sahnesi açılacaksa, orada da yanında olacak, en azından karşısında olmayacak tarafı seçmeyi tercih ediyor.[10]

Suriye’de Yeni Rusya-İran İlişkileri: Tecrit Politikası

Yazının başında belirtildiği üzere Tahran Zirvesi’nin ardından Suriye konulu iki önemli toplantıda iki garantör ülke olan Türkiye ve Rusya’nın olması, üçüncü garantör ülke İran’ın ise olmayışı ve Dera bölgesindeki gelişmelerde de görüldüğü gibi İran’ın Suriye’den bypass edilmesinin amaçlandığı söylenebilir.

Rusya’nın bunu başarabilmesindeki ana nedenleri ise; Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrasında, ekonomik olarak zor zamanlar geçiren İran’ın, Suriye’deki harcamaları nedeniyle halkı tarafından çok yoğun bir şekilde protesto edilmesi ve ayrıca ekonomik krizi atlatabilmek için Rusya’ya ihtiyaç duyduğu için Moskova yönetimine taviz vermek zorunda kalmasıdır. Ayrıca Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da ifade ettiği gibi: “İran’la tam olarak bazı konularda örtüşemiyoruz. ABD’nin beklentisi de Türkiye-Rusya-İran arasında bir çatlak yaşanması. Taraflar bu çatlağı oluşturmamak için çaba sarf ediyorlar.” Bu çatlağın oluşması için ABD ve İsrail yönetimleri, İran’ın tecrit edilmesi karşılığında Rusya’ya ve Esad yönetimine taviz vereceklerine anlaşmışlardı. Ayrıca Moskova, Suriye denkleminde, Batı’ya açılan bir pencere olarak gördüğü İsrail’i önemli bir aktör olarak algılıyor ve İran’la Hizbullah’ı maliyetsiz bir şekilde dengeleyebilmek için de bu iki oluşumu İsrail’e yem etmeyi tercih edebilir.[11]

Son olarak ise Rusya kendisini ABD gibi bir süper güç olarak görmektedir. Tahran’ı kendisine denk olarak görmemektedir. Bu Rusya’nın İran’a yönelik politikalarının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle Kremlin, Batılı güçler (özellikle Washington) ile olan ilişkilerini dengelemek için Tahran’ı bir mihenk taşı olarak kullanmaktadır.

Sonuç olarak, İsrail’in yanı başında Suriye’de var olan nüfuzunu daha da genişleten İran, Batılı devletler tarafından tehdit olarak algılanmıştır. Batılı devletlerin yanına menfaatleri nedeniyle Rusya da eklenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle Moskova yönetimi de az önce bahsedilen nedenlerden ötürü İran’ın Suriye’deki etkisini kırmayı hedeflemektedir.İran karşıtı koalisyonun yanısıra, iki garantör ülke Türkiye ve Rusya, Suriye konusunda Fransa ve Almanya gibi yeni aktörleri oyuna sokarak İran’ı Suriye konusunda tedricen uzaklaştırmayı hedefledikleri söylenebilir. Lakin yaklaşık dört senedir Suriye’de Esad rejimi için büyük harcamalarda bulunan İran’ın Suriye’den eli boş bir şekilde nasıl terk ettirileceği ise hâlâ daha merak konusudur.

 

Kaynakça:

[1]https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/suriyenin-gelecegi-socide-mi-cenevrede-mi-belirlenecek/1045551
[2]https://iramcenter.org/suriyede-ufukta-bir-iran-israil-catismasi-mi-var/
[3]https://ria.ru/syria/20180210/1514370288.html
[4]https://topwar.ru/108676-istochniki-rossiya-i-izrail-zaklyuchili-taynoe-soglashenie-o-kodekse-povedeniya-v-nebe-nad-siriey.html
[5]https://www.iramcenter.org/israilin-suriyedeki-saldirilari-ve-rusyanin-sessizligi/
[6]https://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2018/05/russia-putin-withdraw-foreign-forces-syria-assad-netanyahu.html
[7]https://www.radiofarda.com/a/Lavrov-on-Pullback-of-non-Syrian-forces-from-border-with-Israel/29259494.html
[8]              http://jamejamonline.ir/online/3300184498829622882/قاسمی-تا-زمانی-که-سوریه-بخواهد-در-این-کشور-باقی-می%E2%80%8Cمانیم
[9] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-ve-rusyanin-suriyenin-guney-siniri-konusunda-anlastigi-iddiasi/1159277
[10] https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/putinin-zor-secimi/1253763
[11] https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/israil-rusya-iliskileri-ve-turkiye-icin-imkanlar/1264069