El Safa Volkanik Arazisinde DAEŞ-Rejim Savaşı

2017 yılında Rusya ve İran destekli Esed rejiminin Humus doğusundan başlayarak Deyr ez Zor’a uzanan DAEŞ’e yönelik operasyonları sonrasında DAEŞ kent merkezlerindeki varlığını kaybederek kırsal/çöl arazilerinde varlık göstermeye ve bu bölgeleri tahkim etmeye başladı. Suriye sahasında kontrol arazilerinde DAEŞ varlığı birtakım noktalarda gösterilmese de DAEŞ’in bu bölgelerdeki varlığı sürmeye ve bu alanlardan rejim veya İran destekli Şii milislere yönelik saldırılar gerçekleştirmeye devam ediyordu. Bu anlamda DAEŞ’in Şam, Humus ve Suveyda kırsalında varlık gösterdiği biliniyordu. Geçtiğimiz aylarda DAEŞ’in Deyr ez Zor kırsalı dışında kontrol ettiği son bölge olan Dera’nın güneybatısının da rejim kontrolüne geçmesi ile birlikte bölgeden tahliye edilen DAEŞ unsurları Suveyda ve Şam kırsallarına geçti. Ardından bu bölgelerde de rejim ve destekçilerine yönelik saldırılarını arttırdı. Özellikle Suveyda şehrinin merkezinde Dürzi topluluğun hedef alınması ve Dürzi kadın ve çocukların esir alınarak kaçırılması rejimi kapsamlı bir operasyona götürdü. Bu süreç DAEŞ’in bölgede gerileyerek el Safa volkanik arazisine kadar çekilmesi ile sonuçlandı. El Safa bölgesindeki arazi şartları zırhlı araçların içerilere kadar girememesine neden olunca DAEŞ’in bölgedeki yaşam süresi uzadı ve rejimin her ilerleme girişimi büyük kayıplarla sonuçlandı. DAEŞ’in haftalık yayın organı el Nebe gazetesinin 148. Sayısı 26 Eylül’de yayımlanmış ve son 2 ay içerisinde Suveyda bölgesinde 500 rejim unsurunun DAEŞ tarafından öldürüldüğü veya yaralandığı, 6 tank ve 13 muhtelif askeri aracın imha edildiği iddia edilmişti.

Özellikle bir ayı geçen bir süredir el Safa bölgesinde konuşlanan DAEŞ’in bu bölgede nasıl yaşam sürdürdüğü üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Suriye sahası haritalarına baktığımızda tam kuşatma altında olduğunu düşünülmesi gereken arazide DAEŞ’in besin ve mühimmat ihtiyaçlarını uzun bir süredir nasıl karşıladığı incelenmesi gereken bir konudur. Bu noktada rejim unsurlarının bölgeyi tam bir kuşatma altına alamadığı veya almak istemediği ve Humus veya Şam kırsalından DAEŞ’in destek almasına engel olamadığı ortaya çıkmaktadır. Nitekim DAEŞ unsurları gerçekleştirdikleri saldırılara ilişkin günlük olmasa da birkaç günlük veya haftalık olarak Amaq üzerinden yayın yapabilmektedir. Amaq üzerinden yapılan yayınların rejimin kayıplarını açıklaması üzerine inşa edilmesi de ayrı bir seçenek olarak görülmelidir. Diğer bölgelere nazaran Suveyda’dan son aylarda sağlıklı bir şekilde haber akışının olmadığı bilinen bir gerçek. Bir diğer ihtimal ise DAEŞ unsurlarının bölgede yaygın olarak faaliyet gösterdiği dönemde el Safa bölgesini bir üs olarak kullanması ve alana bol miktarda mühimmat ve besin kaynağı stoğu gerçekleştirmesi ile mümkün olabileceği söylenebilir. Elbette bu iki ihtimalin birlikte gerçekleşmiş olması da muhtemeldir. DAEŞ’in hem bölgede üslendiği ve uzun süredir stok gerçekleştirdiği hem de Humus ve Şam kırsallarındaki DAEŞ varlığı ile iletişim ve koordinasyon içerisinde olduğu söylenebilir. Dürzi esirlerle ilgili yayınlanan videoda bölge kaynaklarının video mekanının Humus kırsalında olduğunu belirtmesi lojistik iletişim ihtimalini güçlü kılmaktadır.

Sonuç olarak rejim unsurlarının ilerleme girişimlerinde oldukça zorlandığı el Safa bölgesinde eğer DAEŞ mühimmat ve besin kaynaklarını sağlıklı bir biçimde temin etmeye devam ederse rejimin bölgeyi ele geçirmesi kısa vadede gerçekleşmeyebilir. Nitekim rejim unsurları içerisinde bu anlamda bir harekatı icra edebilecek elit birliklerin yetersiz olduğu ve savaşma motivasyonlarının da düşük olduğu söylenebilir. Buna karşın DAEŞ’in bölgedeki keskin nişancılarının savaş içerisindeki yüksek performansını hem rejim hem de DAEŞ kaynakları teyit etmektedir. 

Bölge kaynaklarının aktardığına göre DAEŞ, 36 saat içerisinde el Safa cephesine operasyonların devam etmesi ve esirlerinin tahliye edilmemesi halinde esir aldığı Dürzi esirleri infaz edeceğini belirtti ve tehditinin gerçekliğini göstermek adına bir esiri daha infaz etti. DAEŞ’in elindeki esirlerin aileleri ise Suveyda valilik binası önünde protesto ve eylemlerine devam ediyor. Ailelerin baskısıyla beraber önümüzdeki saatler DAEŞ ile rejim arasında müzakerelere sahne olabilir. Öte yandan Dürzi liderlerin Rusya’dan bu konuda yardım talep etmesi daha önce görülmüştü, yeniden görülebilir.

mm
SETA Dış Politika Direktörlüğü’nde araştırma asistanı, “Suriye Gündemi” sitesinde ise editör olarak çalışmaktadır.