DAEŞ’ın Irak ve Suriye’den Sina’ya geçişi mümkün mü?

Ensar Beytül Makdis / Sina Vilayeti’nin Tarihsel Süreci

Tarihsel anlamda Sina’ya radikal İslami düşüncenin girişi 1970’lere kadar dayanmaktadır. İrili ufaklı birçok militarist gruba ev sahipliği yapan Mısır ve Sina’da en etkili olan örgüt, 2000’lerin başlarında kurulan el-Tevhid vel-Cihad oldu. Örgüt üzerinde diğer militarist grupların katılımı ile birlikte önemli bir birleşim gerçekleşmiş ve bölgenin en etkili grubu olmayı başararak sansasyonel saldırılarda bulunmuşlardı. Özellikle 2004-2005 yıllarını takiben turistlere yönelik gerçekleştirdikleri saldırılar ile dünyada gündem olmayı başarmışlardı. Ancak örgüt, 2011 devrimi gerçekleşmeden lider kadrosunu kaybetmiş, üyeleri de hapsedilerek tasfiye edilmişti. Daha sonrasında devrim dönemi asayiş boşluklarını değerlendiren örgüt elemanları hapishanelerden çıkıp Ensar Beytül Makdis’i bugünkü adıyla Sina Vilayeti örgütünü meydana getirdiler.[1]

Mısır’da Arap Baharı gösterilerinin başladığı, Hüsnü Mübarek rejiminin devrildiği dönemde kurulduğu bilinen örgüt, İsrail’e, Mısır güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar ile kendi duyurdu. Kuruluş amacının İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştirme ve Beytül Makdis’i -bugün bilinen adı ile Mescid-i Aksa’yı- özgürleştirme doktrinleri üzerine olduğu söylenebilir. Ancak Muhammed Mursi iktidarının askeri darbe neticesinde devrilmesi ile beraber ve Mısır Ordusunun sivillere yönelik gerçekleştirdiği katliamlar sebebi ile kendilerini Müslümanların koruyucusu konumunda görerek eylemlerini güvenlik güçlerine yöneltmişlerdir.[2]Aşağıda gerçekleştirdiği önemli eylemlerin kronolojik çizelgesi verilen örgüt, bu olayları takip eden yıllarda oldukça kanlı eylemler gerçekleştirdi. 9 Nisan 2014 tarihinde ABD tarafından da terörist gruplar listesine alındı.[3] Başta Birleşik Krallık olmak üzere birçok devlet de Ensar Beytül Makdis örgütünü teröristler gruplar listesine ekledi.[4] ABD’nin Ensar Beytül Makdis örgütünü terörist grup olarak nitelendirdiği açıklamasında örgütün resmi olarak El Kaide üyesi olmadığı ancak onların ideolojisinden izler bulunduğunu söylemektedir.[5] 3 Şubat 2014 tarihinde El Kaide lideri Eymen ez- Zevahiri yaptığı açıklamada DAEŞ ile bir bağları kalmadığının açıklamasını yapmıştı.[6] Bu süreç tüm dünyada ki gruplar arasında DAEŞ’in Irak ve Suriye haricinde bağlılık yeminleri almasına zemin oluşturmuştu. Bu bağlılık yemini verenlerin arasında özellikle Sina yarımadasında faaliyet gösteren Ensar Beytül Makdis de yer aldı. Örgüt 10 Kasım Pazartesi sabahı yayınladığı 9 dakikalık video ile DAEŞ’e ve ‘’Halife’’ Ebubekir El Bağdadi’ye bağlılıklarını sunan bir açıklama yayınladı.[7] Ve adını Sina Vilayeti olarak değiştirdi. Yayınlanan ses kaydında örgüt hem Mısır halkına seslendi ve silahlı direniş çağrısı yaptı hem de Müslüman Kardeşlerin yöntemlerini eleştirerek ;“Mısır halkına sesleniyoruz. Kafirlerin getirdiği demokrasi size yaramayacak. Utanç verici sivil, barışçıl hareketler size fayda getirmeyecek. Daha önce böyle yapan insanlara neler olduğunu gördünüz” açıklamasında bulundu.

Yakınlaştırmak için tıklayın

DAEŞ militanlarının Irak ve Suriye’den Sina’ya geçişi mümkün mü?

DAEŞ militanlarının Irak ve Suriye’den Sina bölgesine geçtiği ile alakalı birçok iddia ortaya atıldı.[8][9] DAEŞ’in Irak ve Suriye’de hakimiyet kaybederken buna mukabil olarak Sina, Afganistan, Mısır gibi bölgelerde etkili saldırılarda bulunması bu iddiaların tetikleyicisi oldu.  Özellikle 305 kişinin hayatını kaybettiği Kuzey Sina’daki el Ariş kentinde Rawda camisine yönelik saldırı bu iddiaların ortaya atılmasının altyapısına katkı sağladı.[10]

Bu iddiaların ortaya atılmasının temel sebeplerini DAEŞ’in Irak ve Suriye’de ciddi manada alan hakimiyetinin kaybetmesinin ardından gelmesi ve Sina gibi bölgelerde DAEŞ’e bağlılığını bildirmiş örgütlenmelerin etkinliğini arttırması etkili olmuştur. Keza Irak ve Suriye’de DAEŞ’in büyük kanlı saldırılarının azalması medya ve siyasileri de diğer bölgelerde gerçekleşen saldırılara dikkat kesilmeye yöneltmiş olduğu söylenebilir. Özellikle Sina bölgesinin tarihsel manada bu tarz yapılanmaların ve terör saldırılarının yaşandığı bir bölge olduğu gerçeğinin atlanması ve sanki DAEŞ, Sina’da bir anda ortaya çıkmış gibi bir algının olması da kamuoyunu bu yöndeki iddiaları dikkate değer bulmaya sevk etmiş görünmektedir. Ancak gerçek şudur ki DAEŞ, Sina bölgesinde, yukarıda belirtildiği yıllardır oldukça etkili saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu gerçekliğin varlığı da DAEŞ militanlarının Irak ve Suriye sahasından Sina bölgesine geçemeyeceği anlamı taşımamaktadır. Bilinmektedir ki örgüt Irak’ta Ürdün ve Suudi Arabistan’a ve Suriye’de de yine Ürdün’e geçişin gerçekleşebileceği sınır bölgelerinde bu geçişleri gerçekleştirebileceği tecrübeye sahiptir. Suudi Arabistan veya Ürdün’e geçişin ardından vadi ve çöl yolları kullanılarak Sina’ya varabileceği sahil noktalarına ulaşılabilir. DAEŞ militanları için en uygun yolun da bu olduğu söylenebilir. Bölgedeki kaçakçılık faaliyetleri de göz önüne alındığında hala ciddi bir finansmana sahip örgütün bu avantajını kullanabilmesi de muhtemeldir. Bir diğer yol olarak da Irak ve Suriye’de kimliğini gizleyebilmiş veya sahte/yeni bir kimlik edinebilmiş militanların turist olarak Mısır’a seyahat edeceği ve ardından da Sina’ya geçiş yapabileceği ihtimalidir. Direkt olarak Sina bölgesine gerçekleşebilecek bir uçuşun şu aşamada oldukça şüphe çekeceği ihtimali, militanları Mısır üzerinden geçmeye yöneltebilir. Keza Sina Vilayeti haricinde Mısır Vilayeti olarak faaliyet gösteren DAEŞ’e bağlı bir yapılanmanın da olduğu ve ciddi saldırılar gerçekleştirdiği de bilinmektedir. Bu hücre yapılanmaları ile koordineli bir şekilde Sina bölgesine geçişin daha da kolaylaşabileceği düşünülebilir.

Fakat kamuoyunun algısına yansımış bir şekilde kitlesel bir geçişin söz konusu olamayacağı da aşikardır. Bu kitlesel geçişin yaşanamayacak olmasının nedenleri; coğrafi şartların uygunsuzluğu, mesafenin uzunluğu ve bölgeler arasında hala devlet teşekkülünün asgari şartlarını yerine getirmeye gayret eden devletlerin varlığı şeklinde sıralanabilir.

Tüm bu söylemlere ek olarak şu soruyu da akıllara getirmek gerekmektedir; DAEŞ militanları tecrübe kazandıkları, savaştıkları ve ait oldukları (Irak ve Suriye kökenliler) toprakları bırakıp neden Sina bölgesine geçmek istesin? Ayrıca Irak ve Suriye’de savaşmanın, Mısır ordusu ile savaşmaktan daha kolay olduğu ve hakimiyet hedeflerine ulaşmak noktasında bulundukları coğrafyanın siyasi ve askeri olarak daha avantajlı olduğu da aşikardır. Bu nedenlerle örgütün kitlesel bir geçişten ziyade, Sina Vilayeti’nin finansman ve eğitim noktasındaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere militan gönderebileceği ihtimali daha olası gözükmektedir.

Dipnotlar


[1] ByR. Green, ISIS In Sinai And Its Relations With TheLocal Population, TheMiddle East Media ResearchInstitute,https://memri.org/reports/isis-sinai-and-its-relations-local-population-%E2%80%93-part-i
[2] Helena Burgrova, Insecurity in Sinai and Beyond Why the Egyptian Counter terrorism Strategy is Failing, Deutsche Gesellschaftfür Auswärtige Politik e.V., (Ocak 2016) https://dgap.org/en/article/getFullPDF/27538
[3] Terrorist Designation of Ansar Bayt al-Maqdis, US Departmant of State Diplomacy in Action, https://www.state.gov/j/ct/rls/other/des/266557.htm
[4] BBC’s profile of Ansar Bayt al Maqdis out of date, BBC Watch, https://bbcwatch.org/2014/04/17/bbcs-profile-of-ansar-bayt-al-maqdis-out-of-date/
[5] Terrorist Designation of Ansar Bayt al-Maqdis, US Departmant of State Diplomacy in Action, https://www.state.gov/j/ct/rls/other/des/266557.htm
[6] El Kaide: IŞİD ile ilgimiz yok, Aljazeera Türk, http://www.aljazeera.com.tr/haber/el-kaide-isid-ile-ilgimiz-yok
[7]Ensar Beytul Makdis IŞİD’e biat etti, Aljazeera Türk, http://www.aljazeera.com.tr/haber/ensar-beytul-makdis-iside-biat-etti
[8] DEAŞ’ı Sina’ya taşıdılar, Yeni Şafak, https://www.yenisafak.com/dunya/deasi-sinayatasidilar-2842709
[9] Hüseyin M. El Kabani, ABD gözetiminde Rakka’dan Sina’ya giden üç yol, Anadolu Ajansı, http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/abd-gozetiminde-rakkadan-sinaya-giden-uc-yol/1015285
[10] Mısır’da camiye saldırı: ’27’si çocuk 305 kişi hayatını kaybetti’, BBC Türkçe, http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-42109067
[11] Erdoğan’dan Rakka’dan çıkarılan DAEŞ’li teröristler için flaş iddia, Habertürk, http://www.haberturk.com/erdogan-dan-flas-deas-iddiasi-1742154

mm
Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Uluslararası ilişkiler bölümünde tamamladı. Yüksek lisans eğitimine de Kocaeli Üniversitesinde Siyasi Tarih alanında devam etmektedir. ''Yeni Konsept Savaş'' adlı kitapta IŞİD üzerine makalesi yayınlandı. Halen IŞİD ve Suriye devrimi üzerine çalışmalar yaparak düşünce kuruluşları aracılığı ile yayın yapmaktadır.