Analiz / Suriye Gündemi

Geçtiğimiz yıl UNICEF tarafından yayınlanan bir rapor Suriyeli çocuklara ilişkin kara tabloyu gözler önüne sermekte. İç Savaş başladıktan sonra doğan 3,7 milyon Suriyeli çocuk barış içinde, mahrumiyet bilmeden yaşamanın nasıl bir şey olduğunu henüz bir gün bile yaşayamadı. 2,4 milyon çocuk ise komşu ülkelere sığınan mülteciler arasında yer alırken, ülke içindeki yaklaşık 2 milyon çocuk düzenli yardım alamamakta, bunlardan 200 bini kuşatma altındaki yerleşim yerlerinde ikamet etmekte. Çocuklar sadece savaşın dolaylı yoldan mağdurları değil, iç savaş büyüdükçe artan asker ihtiyacı için kaynak olarak görülmeye başlandılar. Nitekim 2016’ya gelindiğinde, çocukların zorla askere alındığı Suriye’de silah altına alma yaşı 7’ye kadar düşmüş durumda.[1]

Çocukları Kimler Silah Altına Alıyor

Çocuk askerler konusu iç savaş başladığından itibaren gündeme gelmekteydi. Rejim, silahlı muhalif hareketin büyümesi, ordudan firarların artması, aynı anda birçok yerde başlayan isyanları bastırma hususunda yetersiz kaldığında zorla erkek çocuklarını askere almaya başladı. İlerleyen yıllarda silahlı muhalif gruplar da bu yönteme uyguladılar. Savaşın ilk yıllarında 15-17 yaş aralığında çocuklar askere alınmakta ve çocuk askerler cephede değil geri hizmette kullanılmaktaydı. Bu yaş aralığı 2014 sonrası 7’ye kadar düştü. UNICEF, 2015 yılında silah altına alınan çocukların yarıdan fazlasının 15 yaş altı olduğunu belirtirken, artık geri hizmette değil, cephede savaşmak üzere eğitime alınıp, savaşçı, keskin nişancı vb. görevler verildiğini rapordı. Sıklıkla ebeveynlerin rızası dışında silah altına alınan çocukların okullardan topluca kaçırıldıkları vakalar da mevcut.[2]

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar Özel Temsilciliği tarafından Nisan 2016’da açıklanan bir raporda da, çocukların silah altına alındığı 362 vaka tespit edildi. Bunlardan büyük çoğunluğu DAİŞ, diğerleri ise Tevhid Tugayı,  El-Nusra, YPG, Özgür Suriye Ordusu ve bağlı gruplar, Halk Komiteleri, Ahrar uş-Şam, Nusra Cephesi ve İslam Ordusu tarafından işlenen fiillerdi. Söz konusu vakalarda çocukların yüzde 56’sı 15 yaş altında idi.”.[3] Bu vakalar Suriye’deki gerçek rakamları değil, iç savaşın büyümesi üzerine ülkedeki ölümleri bile bir süre sonra saymayı bırakan, can güvenliği gerekçesiyle Suriye’de çalışanlarının araştırma yapmasını büyük ölçüde kısıtlayan BM’nin tespit edebildiği sınırlı vakalar.

Rejim’in asker ihtiyacı ilk olarak 2013’de kendini gösterdi. Mart 2013’de açıklanan bir Başkanlık Kararnamesi ile 18 yaşına gelen herkesin askerlik hizmetine girmesi gerektiği, aksi takdirde tutuklanacağı belirtilirken, kimliği olmayan ancak “18 yaşında gözüken” kişiler de kontrol noktalarında alıkonulmaya başlandı. Savaşın uzaması ile beraber ise kimliklerinde 18 yaş altı gözüken çocuklar da zorla orduya kaydettirilmeye başlandı.[4] Bu tarihten itibaren Suriye Ordusu çocukları zorla askere almaya düzenli olarak devam etti.

Çocuk askerler konusunda başı çeken gruplardan biri terör örgütü DAEŞ. DAEŞ çocukları sadece çatışmalarda değil, gerek Suriye’de gerek Irak’ta intihar saldırılarında ve infazlarda kullanmakta. Örgüt, çocukları Irak ve Suriye’de kontrolü altındaki topraklarda yaşayanlardan gönüllü ve zorla toplarken, düşman olarak gördüğü Ezidiler gibi gruplardan da kaçırıyordu. Silah altına alınan çocuklara şiddeti normalleştirmek için infaz sahnelerinin yer aldığı videolar seyrettiriliyordu. İlk aşamada yapılan propaganda ile  tüm dünyadan gelen katılımlarla birlikte insan sıkıntısı çekmeyen örgüt, giderek artan toprak ve militan kaybı sonrası açığı kapatmak için daha küçük yaşlarda gençleri silah altına almaya başladı.[5]

Suriye’nin kuzeyinde yer alan bölgeleri kontrolü altında tutmaya çalışan YPG-SDG ise son yıllarda çocuk askerler hususunda insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti. Bunun üzerine 5 Haziran 2014’te, “18 yaşın altındaki çocukları bir ay içinde terhis edeceğini” ilan eden ve bir taahhüt belgesi imzalayan YPG, 149 çocuğu bir ay sonra terhis etti. Bununla birlikte, takip eden yılda gerek YPG’nin gerekse kadınlardan oluşan birimi YPJ’nin 18 yaş altında çocuklar barındırdığı ve hatta bu çocuklardan bir kısmının çatışmada öldükleri raporlandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), söz konusu tarihten bu yana 10’u 15 yaşın altında 59 çocuğun silah altına alındığını tespit etti.[6] Uluslararası Af Örgütü de, YPG’nin çocukları askeri aldığı uyarısında bulunarak, 15 yaşından küçük çocukların silah altına alınmasının savaş suçu sayıldığını hatırlattı.[7]

Suriye’de rejime karşı savaşan silahlı gruplar da çatışmalar sırasında savaşçı, gözcü ya da gardiyan olarak kullanıldığı gerekçesiyle suçlandılar. Sadece 2012 yılında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adına savaşırken 17 çocuğun yaşamını yitirmesi ve onlarcasının da yaralanması bu durumun açık bir kanıtı olarak raporlandı. HRW, gönüllü dahi olsa ÖSO’ya çocukları savaşçı olarak kabul etmeme çağrısı yaptı.[8]

Suriye’de savaşın mağduru çocuk askerler sadece Suriyeliler değil. HRW 2017’de, Rejim’e destek için Suriye’ye Devrim Muhafızları aracılığı ile milis gönderen İran’ın Afgan çocukları Suriye’de savaşmak üzere silah altına aldığını açıkladı. HRW, İran’daki mezarlıklarda yaptığı araştırmada Suriye’de savaşıp ölen 8 Afgan çocuk tespit ettiğini açıklarken, çocukların Fatimiyyun Bölüğü olarak adlandırılan, İran’ın Afgan milislerden oluşturduğu bölükten olduğunu aktardı. Mezar taşlarında İran’ın Suriye’ye gönderdiği savaşçılara atfen kullandığı “Türbe Muhafızı” yazan çocukların yaşlarının olduğundan büyük gösterildiği de belirtildi.[9]

Uluslararası Hukuk Ne Diyor?

Günümüzde 18 yaşa kadar herkes çocuk kabul edilmektedir. Bu tanım, 196 ülke ile günümüzde en çok taraf olunan BM belgelerinden biri olan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nce oluşturulmuştur. Çocukların gönüllü ya da zorunlu olarak askere alınması hususunda ise farklı belgelerde 15 ya da 18 yaşında olma sınırı yer almaktadır. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmelerine Ek Uluslararası Silahlı Çatışmaların Kurbanlarının Korunmasına İlişkin (1) No.lu Protokol’ün 77. maddesi çatışan tarafların on beş yaş altı çocukların askeri kuvvetlere alınmasından kaçınmaları gerektiğini belirtirken[10], Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kuruluş statüsü olan BM Roma Statüsü’nün “Savaş Suçları”nı tanımlayan 8. maddesinde de “15 yaşından küçük çocukların ulusal silahlı kuvvetlere çağırılması, askere alınması veya çatışmalarda aktif olarak kullanılması” savaş suçu olarak tanımlanmıştır.[11] Yine BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 38. maddesi on beş yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun olan bütün önlemleri alınmasını öngörmektedir.[12] Öte yandan Çocuk Hakları Sözleşmesine getirilen Ek Protokol ise taraf devletlerin 18 yaşını doldurmamış kişileri zorunlu olarak askere almamaları hususunda yükümlülük getirerek yaş sınırını 18’e yükseltmiştir.[13]

Suriye’de iç savaşın sona ermesi durumunda yaşanan travmaların ortadan kaldırılması için şüphesiz pek çok adım atılacaktır. Ancak bunlardan en zoru, yaşadıkları savaşın hem kurbanı hem de zorunlu olarak faili olan çocukların topluma yeniden kazandırılması sürecinde yaşanacak. Eğitim alması gereken çağda savaşmaya ve öldürmeye zorlanan çocuk askerler bir yandan eğitim açığını kapatmak için, öte yandan savaş sırasında işlemiş oldukları fiillerin getirdiği suçluluk ve utanç duygusundan kurtulmak için mücadele edecekler.


Dipnotlar

[1]No Place for Children – The Impact of Five Years of War on Syria’s Children and their Childhoods”, UNICEF, 10.03.1016, s. 5-6.
[2]No Place for Children – The Impact of Five Years of War on Syria’s Children and their Childhoods”, UNICEF, 10.03.1016, s. 6.
[3]Report of the Secretary-General on children and armed conflict (A/70/836–S/2016/360)”, United Nations, 20.04.2016, s. 24-25.
[4]Report of the independent international commission of inquiry on the Syrian Arab Republic”, UN Human Rights Council, (A/HRC/24/46), s. 14.
[5]IŞİD’in çocuk askerleri”, Deutsche Welle, 18.10.2016.
[6]Syria: Kurdish Forces Violating Child Soldier Ban”, Human Rights Watch, 15.07.2015.[7]Af Örgütü’nden çocukları askere alan YPG’ye uyarı”, Dünya Bülteni, 23.04.2016.
[8]Syria: Opposition Using Children in Conflict”, Human Rights Watch, 29.11.2012.
[9]Iran: Afghan Children Recruited to Fight in Syria”, Human Rights Watch, 01.10.2017.
[10] Melike Batur Yamaner ve d., “12 Ağustos 1949 Tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokolleri”,  Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları.
[11]  “Uluslararası Ceza Mahkemesi Temel Belgeler Derlemesi”, İHOP, 18.12.2006
[12]Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”, Birleşmiş Milletler.
[13]Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol”, Birleşmiş Milletler.

PAYLAŞ
mm
Lisans ve yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih Bölümünde tamamladı. İnsan hakları alanında çeşitli sivil toplum örgütlerinde raportör ve uzman olarak çalıştı. Halen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi Bölümünde doktora çalışmasına devam etmektedir.