Doğu Guta’daki Güç Mücadelesi Ve Tarafların İzlediği Askeri Taktikler

Rakka’da Son Durum (4 Eylül 2017)
Eylül 4, 2017
Rejim Deyr ez Zor’daki Ablukayı Kırdı
Eylül 5, 2017
Hepsini Göster

Analiz – Haber / Suriye Gündemi

Rejim güçleri ve yabancı Şii milisler Haziran ayından bu yana Suriye’nin başkenti Şam’ın Doğu Guta bölgesine yönelik Temmuz ayında yapılan açıklamada Doğu Guta’daki muhaliflerle “gerilimi düşürme anlaşması” yapıldığı belirtilmiş, ancak bu açıklamanın sahadaki realiteden uzak olduğu bir süre sonra anlaşılmıştı.

Rusya tarafından anlaşmanın hangi muhalif grupla yapıldığı konusunda net bir bilgi anlaşmanın Astana müzakerelerindeki gelişmeler çerçevesinde Suriyeli “ılımlı muhaliflerle” Mısır tarafının arabuluculuğu ile yapılan görüşmelerin  ardından yapıldığı belirtildi.

Rusya’nın yaptığı “gerilimi düşürme anlaşması”  sonrasında Esed rejimi bölgeye yönelik saldırıların durdurulduğunu açıklasa da sahadaki gelişmeler bunun aksini göstermektedir.

Muhalifler  ise bölgede bir ateşkesin söz konusu olmadığını rejime bağlı güçlerin bölgedeki ilerleme girişimlerinin sürdüğünü ve rejimin bölgeye yönelik hava saldırılarının aralıksız devam ettiğini ifade etmekteler.

Gelinen son durumda ise, rejim güçleri ve müttefiklerinin Şam’ın muhaliflerin elindeki son mahallesi olan Cobar ve Doğu Guta’daki Ayn Terma beldesinde Feylak El Rahman grubuna bağlı muhalifleri hedef aldığı görülmekte.

Rejimin bölgeye yönelik düzenlediği hava ve kara bombardımanlarının yanı sıra sahada bulunan rejime bağlı 4. Tümen de (Özel Kuvvetler) bölgede ilerleyebilmek için çeşitli askeri planları hava kuvvetleri ile koordineli bir şekilde yürütmeye çalışıyor.

Suriye’de yaklaşık 6 yıldır devam eden iç savaşta, rejim güçleri muhalifler karşısında çoğu zaman ağır kayıplar vermiş olsa da  geçen bu süre zarfında sahada muhalifler üzerinde etki kurabilecekleri bir taktik geliştirdiler.

Bu taktik ile muhaliflerin direkt olarak üzerine gitmek yerine etraflarını sarıp, kuşatma planını uygulamaya başladılar. Rejim güçleri bu plan sayesinde Suriye sahasında birçok bölgede başarılı olarak değerlendirilebilecek askeri operasyonları sonlandırmıştır. Zaten sivil-asker ayırımı konusunda bir hassasiyet göstermeyen rejim, kuşatma altına aldığı bölgeleri yoğun hava ve kara bombardımanına tutarak, bu şekilde bölgedeki muhaliflerin direncini kırmaya hedeflemektedir.

Bu plan Halep’te ve Suriye’nin başka birçok bölgesinde “başarılı” bir şekilde uygulandı. Rejim şimdilerde ise yaklaşık 4 yıldır kuşatma altında tuttuğu Doğu Guta bölgesine yönelik düzenlemeye başladığı hava ve kara saldırılarıyla aynı askeri taktiği uygulamaya çalışmakta.

Muhaliflerin elinde başkent Şam’a bağlı son mahalle olan Cobar’ın da Doğu Guta ile olan bağlantısını kesmek isteyen rejim, “kuşatma içinde kuşatma” taktiği uygulayarak bölgedeki muhaliflerin direnişini kırma yönünde seviyeyi yükseltmeye çalışıyor.

Başkent Şam’ın doğusunda rejimin izlediği askeri taktiğin genel anlamda tüm Suriye sahasında uygulandığı/uygulanmaya çalışıldığı görülüyor. Kuşatma altındaki bir bölge içinde ikinci bir kuşatma uygulama planı aslında rejim güçlerinin askeri olarak muhalifler karşısındaki zayıflığını da göstermektedir. Çünkü bu taktiğin düzenli ordular tarafından istisnai durumlar haricinde pek fazla kullanıldığını söylemek mümkün değildir.

Düzenli ordular ilerlemek istedikleri bölgeyi yoğun topçu ateşine tutup hava saldırıları düzenler, ardından da kara güçleri ile bölgede ilerleme sağlarlar. Ancak Suriye sahasında halen devam eden savaş kendine özgü askeri taktikleri de ortaya çıkarmıştır. Sadece taktiksel olarak değil, konvansiyonel birçok silah sistemi de Suriye sahasına göre istihdam edilir hale gelmiştir.

Yukarıdaki görselde belirtildiği üzere rejim güçleri ve müttefikleri bir süredir başkent Şam’ın, muhaliflerin elindeki son mahallesi olan Cobar’ı Doğu Guta bölgesinden ayırmaya yönelik saldırı girişimlerinde bulunmaktadır.

 

Rejimin bölgede kullandığı saldırı şekilleri

Rejimin Şam’ın doğusundaki Cobar mahallesi ile Ayn Terma beldesi üzerine yoğunlaşan saldırılarında kullandığı silah ve taktiklere değinecek olursak, şüphesiz rejimin bölgeye yönelik düzenlediği en etkili saldırı savaş uçakları ile gerçekleştirilen saldırılardır. Bunun hemen akabinde “Fil füzesi” olarak isimlendirilen fabrikasyon olmayan ve Suriye sahasında oldukça etkin olarak kullanılan füze saldırıları gelmektedir.

Füze saldırılarının ardından rejim güçleri bölgenin hedef alınmasında havan ve diğer topları da yoğun bir şekilde kullanmaktadır.

Tüm bunların yanında, konvansiyonel olup Suriye sahasına göre istihdam edilen bazı silah sistemleri geliştirilmiştir. Geliştirilmekten ziyade silah sisteminin kullanım alanı değiştirilerek sahaya uygun bir hale getirilmiştir.

Doğu Guta bölgesinde bahsi geçen silah sistemlerinden en fazla kullanılanı Rus menşeli UR77 mayın temizleme sistemidir.

Bu sistem asıl itibarıyla askeri güçlerin ilerleyiş güzergahındaki, mayınlı olduğundan şüphelenilen yol ve arazilerin temizlenmesi ve izlenecek yolun daha güvenli hale getirilmesini sağlamaktadır. Ancak sistem özelde Doğu Guta’da genelde ise Suriye’de amacından farklı olarak kullanılmaktadır.

Videoda görüldüğü üzere içi patlayıcı dolu hortum mayınlı olduğundan şüphelenilen alana doğru fırlatılıp patlatılmaktadır. Ancak Suriye’de bu sistem doğrudan yerleşim birimleri üzerinde amacından farklı olarak kullanılmaktadır.

Suriye savaşında adı UR77 olan sistem, literatüre “Hortum bombası” veya “patlayıcı hortum” olarak geçmiştir.

UR77 sisteminde patlamayan hortumlar, muhalifler tarafından toplanıp gerekli inovasyon sürecinin ardından rejim güçlerine karşı kullanılmaktadır.

Rejim güçleri içi patlayıcı dolu bu hortumları Suriye genelinde oldukça sık bir şekilde kullandığı varil bombalarında da istihdam etmektedir.

Yukarıdaki resimde “varil” olarak nitelendirebileceğimiz bir sacın içine yerleştirilmiş UR77 mayın temizleme sistemine ait patlayıcı hortum görülmektedir. Patlayıcı hortum daha etkili olması için küçük demir parçaları ile desteklenmiştir.

Rejimin Cobar mahallesi ve Ayn Terma beldelerine yönelik düzenlediği hava saldırılarının yanında, yerel kaynaklar Rus savaş uçaklarının da rejim güçlerine destek sağlamak amaçlı bölgeye hava saldırıları düzenlediğini aktarmış bu bağlamda kendi sosyal medya ağlarından Rus savaş uçaklarına ait olduğunun belirtildiği görüntüleri paylaşmışlardır.

Suriye’den haber aktarımı yapan yerel bir ajansın 5 Ağustos tarihinde servis ettiği görüntülerde Rusya’ya ait olduğu belirtilen bir savaş uçağının Ayn Terma beldesine yönelik düzenlenen saldırılara katıldığı ifade edilmiştir.

Rejim güçleri ve müttefiklerince Doğu Guta bölgesine düzenlenen saldırılar ile ilgili rakamların muhalifler ve Suriye’deki yerel medya ajansları tarafından düzenli olarak kamuoyu ile paylaşıldığı görülmektedir.

Doğu Guta bölgesine 16 Haziran – 10 Temmuz tarihleri arasında rejim güçleri ve müttefiklerince düzenlenen saldırılar ile ilgili yerel kaynakların paylaştığı rakamlara göre;

Yaklaşık iki aylık süre zarfında bölgeye en az 2480 füze saldırısı düzenlendiği ifade ediliyor. Bu füzelerin içinde “Grad” olarak nitelendirilenlerin yanında “Fil” olarak da bilinen homemade füze sistemleri de kullanılmaktadır.

İki aylık süre zarfında en az 890 hava saldırısının düzenlendiği ifade edilirken, bölgede 6100’den fazla ağır silah atışı gerçekleştirildiği belirtilmiş.

Düzenlenen bu saldırılar sonucunda 151 sivilin yaşamını yitirdiği, 580’den fazla sivilin de yaralandığı bilgisi kaydedilmiş.

Ayrıca Doğu Guta bölgesine yönelik düzenlenen saldırılarda UR77 mayın temizleme sisteminin de (patlayıcı hortum) en az 20 kez kullanıldığı ifade edilmiş.

Son dönemlerde artan rejim saldırılarında özellikle Ayn Terma bölgesinde muhaliflere yönelik “zehirli gaz” taşıyan silahların kullanıldığı yönünde açıklamalar yapılmaktadır.

Muhalif kaynaklar tarafından yapılan açıklamalarda cephe hatlarının rejim güçleri tarafından zehirli gaz içeren silahlar ile hedef alındığı ifade edilmektedir.

Yapılan açıklamalarda rejim güçlerinin kullandığı kimyasal silahlardan etkilenen muhalif savaşçıların olduğunu ve bu kişilerin bölgede tedavi altına alındığını belirtilmektedir.

 

Muhaliflerin saldırı taktikleri

Doğu Guta bölgesindeki muhaliflerin rejim karşısındaki saldırı ve savunma şekilleri üzerinde en fazla durulması gereken savaş taktikleridir. Zira yaklaşık 4 yıldır kuşatmanın devam ettiği bir bölgede bu kadar büyük bir direnişin sergilenmesi, bölgedeki muhalif güçlerce izlenilen askeri taktiklerin başarısını ortaya koymaktadır.

Bölgede izlenilen askeri stratejinin bu şekilde önemli ve etkili hale gelmesindeki en önemli sebeplerden biri muhaliflerin kullandığı tünellerdir. Başkent Şam’ın Cobar mahallesi başta olmak üzere, Doğu Guta’da birçok cephe hattında muhalifler tarafından oluşturulan tüneller bölgenin savunmasında önemli rol üstlenmektedir.

Bölgedeki muhaliflerin nöbet noktalarından görüntüler:

Bununla birlikte muhaliflerin kuşatma şartlarının farkında olarak askeri anlamda oldukça koordineli hareket etmesi, rejim güçlerine karşı bölgede bu kadar uzun bir direniş gösterebilmelerinin diğer bir sebebidir.

Muhaliflerin kullandığı silah ve saldırı şekillerinden bahsedilirse; bölgede rejim güçlerinin ilerleme girişimlerine karşı belli ölçüde pusu ve diğer sıcak çatışma yöntemleriyle karşılık veren muhalifler, bunun yanında kendi geliştirdikleri silah sistemleri de dahil birçok farklı silahı rejim güçlerine karşı kullanmaktadır.

Kendi geliştirdikleri uzun menzilli homemade keskin nişancı tüfekleri, havan silahı ve “Ömer” ismini verdikleri kısa menzilli bir top ile rejim güçlerinin konuşlu bulunduğu mevzilere yönelik saldırılar gerçekleştirme potansiyeline sahip olan muhaliflerin, bölgede rejim güçleri üzerinde belli oranda baskı kurduğu söylenebilir.

Doğu Guta bölgesindeki muhaliflerin kendi geliştirdiği kısa menzilli hedeflerde isabetli atışlar yapabilmeyi sağlayan “Ömer” olarak isimlendirdikleri silah:

Muhalifler kendi geliştirdikleri silahların yanında Doğu Guta bölgesinde son dönemde yayınlanan videolar incelendiğinde, güdümlü anti-tank füzelerinin de kullanıldığı görülmekte. Rejim güçlerine karşı son dönemde düzenlenen saldırılarda ABD menşeli TOW füzelerin de kullanıldığı  görsellerde muhalifler tarafından rejim güçlerine ait mevziler, zırhlı araçlar ve silah sistemleri hedef alınıyor.

Muhaliflerin Ayn Terma – Cobar cephe hattında rejim güçlerine ait bir Gvozdika’yı (obüs) hedef aldığı güdümlü anti-tank füzesi saldırısı:

 

 

Suriye’deki iç savaş ile birlikte literatüre giren “tünel bombası” isimli saldırı şekli muhalifler tarafından Doğu Guta bölgesinde rejim güçlerine karşı sıkça kullanılan bir saldırı yöntemi haline gelmiştir. Yöntem sadece Doğu Guta’da değil Suriye’nin farklı bölgelerinde muhalifler tarafından kullanılmaktadır.

Saldırının mantığı, hedef güçlerin konuşlu olduğu askeri yapı veya binaya doğru yerin altından bir tünel kazarak, hedef yapının altını güçlü patlayıcılarla doldurup, infilak ettirmeye dayanmaktadır.

Doğu Guta bölgesindeki muhalifler geçtiğimiz birkaç gün içinde rejim güçlerinin konuşlu bulunduğu üç binayı bu saldırı şekliyle patlamıştır.

Muhaliflerin başkent Şam’ın doğusundaki Ayn Terma beldesinde rejim güçlerinin konuşlu olduğu yapıya yönelik gerçekleştirdiği “tünel bombası” saldırısı:

Bölgedeki muhalifler ayrıca saldırının gerçekleştirilme aşamasının kaydedildiği görüntüleri de kendi sosyal medya hesaplarından paylaşmaktalar. Bu görüntülerde “tünel bombası” saldırılarının düzenlenmesi ile ilgili ayrıntılar anlatılmaktadır.

Muhaliflerin “tünel bombası” saldırıları ile ilgili yaptıkları açıklamalardan, saldırının plan ve düzenlenme süresinin tünelin uzunluğuna göre 5 ila 25 gün arasında sürdüğü anlaşılmaktadır.

Aşağıdaki görüntülerde, muhalifler tarafından rejim güçlerinin konuşlu olduğu binaya yönelik gerçekleştirilen “tünel bombası” saldırısı termal kamera ile kaydedilmiştir.

Görüntülerde rejim güçlerinin hareketlerinin de muhalifler tarafından takip edildiği görülmektedir.

 

Düzenlenen saldırılar ile ilgili istatistiksel verileri güncel olarak sosyal medya hesapları ve diğer internet ağlarından düzenlik olarak paylaşan muhalifler, saldırılar ile ilgili rakamları da grafiksel olarak servis etmekteler.

Yukarıdaki infografikte yer alan verilerde muhaliflerin Doğu Guta bölgesinde rejim güçlerine karşı düzenlediği saldırılar ve rejim güçleri ile yaşanan çatışmalara ilişkin rakamlara yer verilmiş.

Muhalifler tarafından servis edilen ve bir haftalık süreyi kapsadığı ifade edilen rakamlara göre, bu süre zarfı içinde rejime bağlı en az 50 asker öldürülmüş ve en az 80’i yaralanmış.

4 tank, 2 buldozer ve 1 23mm ağır silahın tahrip edildiğinin belirtildiği infografikte, rejime bağlı güçlere yönelik 3 pusu saldırısı düzenlendiği ifade edilmiş.

Sonuç olarak

Rejim güçleri ve müttefikleri ağır kayıplar veriyor olmalarına rağmen Deyr Ezzor yanısıra Doğu Guta bölgesine odaklanmış olarak görünüyor. Hava saldırıları ve top atışları ile sindirilmeye çalışılan muhalif savunma hattının daha ne kadar dayanabileceği bilinmiyor.

Muhaliflerin Doğu Guta bölgesinde üst seviyede direniş gösterdiği ortadadır. Ancak rejim güçleri gerek hava saldırıları gerekse karadan düzenlediği ilerleme girişimleri ile muhaliflerin bu direnişini kırmaya çalışıyor.

Rejimin bölgeye düzenlediği hava ve kara saldırılarına bu şekilde devam etmesi durumunda kuşatma altındaki Doğu Guta’da yeni bir insani kriz yaşanabilir.

Yazının başında belirtilen, “kuşatma içinde kuşatma” taktiğiyle rejim Doğu Guta’daki muhaliflerin direncini kırmayı, bölgeyi kendi kontrol alanına katmayı hedeflemektedir. Özellikle başkent Şam’ın muhaliflerin elindeki son mahallesi olan Cobar, bahsi geçen taktikle Doğu Guta bölgesinden koparılmaya çalışılmaktadır.

Bunun gerçekleşmesi durumunda muhaliflerin savunma sisteminde ve direncinde eskiye oranla bir gerileme yaşanması ihtimal dahilindedir.

Halid Abdurrahman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir