Fua-Keferya–Zebadani Ateşkesi

GG
Ahrar’uş Şam’ın yeni lideri: Abu Yahya El Hamawi
Eylül 29, 2015
rus
Düşürülen Rus Uçağının Arap Medyasındaki Yansımaları
Aralık 10, 2015
Hepsini Göster
nn
Fua ve Keferya - Özel Harita

Fua ve Keferya – Özel Harita

Suriye’nin kuzeyinde Şii nüfusun yaşadığı İdlib’e bağlı Fua ve Keferya köylerine yönelik muhaliflerin 18 Eylül’de başlattığı saldırı dalgası sonucu İran ateşkes yapmak istediğini muhaliflere iletti.

Muhaliflerin Suriye’nin kuzeyindeki İdlib bölgesinde oluşturduğu güçlü Fetih Ordusu koalisyonu, geçtiğimiz Mart ayından itibaren başta İdlib merkez olmak üzere Rejimi İdlib’in tamamından çıkarmayı başardı. Bu gelişmenin ardından muhalif bölgelerinin ortasında kuşatma altında kalan Fua ve Keferya adlı Şii nüfus yoğunluklu kasabalar muhaliflerin yeni hedefi haline geldi.

Hizbullah ve İran’ın yoğun desteğiyle Esed Rejimi’nin Kalamun Bölgesi’ndeki Zabadani’ye üç ay önce başlattığı operasyon şehirde yaşanan büyük yıkıma ve büyük sivil kayıplara rağmen sonuca ulaşamadı. Yoğun bir kuşatma ve saldırıya maruz kalan Zebadani’deki muhaliflerin diğer muhalifleri yardıma çağırmasının ardındansa İdlib’te bulunan Fetih Ordusu koalisyonu Zebadani’deki saldırının durmaması halinde Şii Fua ve Keferya köylerini hedef alacaklarını açıkladı. Saldırıların sürmesi üzerine başta Nusret Cephesi, Cund’ul Aksa ve Ahrar’uş Şam olmak üzere Fetih Ordusu’na bağlı gruplar bölgeye büyük bir yığınak yaptı.

18 Eylül itibariyle taarruza geçen Fetih Ordusu, bomba yüklü araçlarla başlattığı saldırıların ardından Hizbullah’a bağlı Şii milislerin savunma hattını kırmayı başardı. Kısa sürede yerleşim yerlerine kadar ulaşan Fetih Ordusu’nun tehdidi karşısında İran direk olarak Fetih Ordusu’yla müzakere talebinde bulundu. Müzakerelerin başlamasıyla aynı anda Fua-Keferya’da Fetih Ordusu’nun, Zebadani’de ise Hizbullah-rejim ordusu’nun saldırısı durdu.

Anlaşmanın Şartları

Fetih Ordusu’nun Fua-Keferya taarruzuyla elini yükselterek girdiği müzakere masasında oldukça avantajlı maddeler içeren bir ateşkes talebi masaya yatırıldı. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 25 maddelik ateşkes anlaşmasının ana maddeleri şöyle:

Ateşkes anlaşması altı-ay süreli olacak.

Anlaşmanın dahil olduğu bölgeler sırasıyla; güneyde; Zebadani, Medhaya, Bekiin, Sargaya ve civarındaki rejim üsleri. Kuzeyde; Fua, Keferya, Binniş, Taftanaz, Taum, Maarat Mısrin, İdlib Şehri, Ram Hamdan, Zardana ve Şelih.

Zebadani’den tahliye edilecek kişiler(savaşçılar, aileler ve yaralılar) İdlib’e gönderilecek. Tahliye edilen savaşçılar(yaklaşık 1,000 civarı) yanlarında hafif silahlarını da götürebilecek.

Fua ve Keferya’da bulunan 28,000(5,000’i Hizbullah milisi) kişiden yaşları 18’in altında ve 50’nin üstünde olan kadın ve çocuklar olmak kaydıyla 10,000 kişinin tahliyesine izin verilecek.

Rejim 500 mahkumu serbest bırakacak.

Rejim ateşkesin geçerli olduğu bölgelerde hava gücü kullanamayacak ve söz konusu bölgeler 6 ay boyunca uçuşa yasak bölge olacak. Bu süre boyunca rejim Keferya ve Fua’ya havadan yardım yapamayacak.

Anlaşma dahilindeki bölgelerin ön hatlarında askeri tahkimat yapılmayacak. Fua ve Keferya’ya muhalifler, Madhaya, Bakiin ve Segaya’ya ise rejim, insani yardım girişine izin verecek.

Anlaşmanın Ardından

Ana hatları yukarıda sıralandığı gibi olan ateşkes anlaşmasında dikkat çeken belli noktaları açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Müzakerelerin tamamen Fetih Ordusu ve İran arasında yapılıyor olması, Esed rejiminin savaşın ilerleyişi içerisinde iyice zayıfladığı yorumlarına yol açıyor. Savaş içerisinde bir aktör olmaktan çok, İran’ın ve Rusya’nın nüfuzu ile varlığını zorlukla sürdürmeye çalışan rejimin zayıflığı, bu ateşkes anlaşmasıyla tekrar gün yüzüne çıkmış görünüyor.

Zebadani’de üç ay süren bir operasyonla muhalifleri temizlemeyi başaramayan İran ve Hizbullah destekli rejim taarruzunun ardından böylesi bir hamle karşısında İran’ın ateşkes talebinde bulunması, rejimin ve müttefiklerinin askeri ve insan gücü anlamında limitlerinin sonuna yaklaştığı anlamına geliyor. Uzun süredir güçlü ve başarılı bir taarruz gerçekleştiremeyen Esed Rejimi ve müttefikleri, özellikle İdlib’te Fetih Ordusu karşısında aldığı ard arda yenilgi ve geri çekilişlerin ardından muhaliflere karşı oldukça zorlanıyor.

Her ne kadar ateşkes anlaşması bir kaç kez ihlal edilmişse de, hali hazırda anlaşmanın yürürlükte olduğu yönünde işaretler ve açıklamalar gelmeye devam ediyor. Şimdiye kadar taraflarca resmi olarak bir anlaşma metni açıklanmamış olsa da, gayrı resmi kanallardan ateşkesin varlığı çeşitli defalar doğrulandı. Suriye’nin farklı bölgelerinde çatışma ve hava bombardımanları sürmeye devam etse de, ateşkesin kapsadığı bölgelerde bir süredir gözlemlenen sessizlik de ateşkesin varlığını doğrulayan bir diğer gösterge.

Hali hazırda anlaşmaya bağlı olarak ilk yaralıların Zebadani’den İdlib’e geçirildiği sosyal medyadaki paylaşımlara da yansıdı. Yine buna bağlı olarak Fetih Ordusu’nun İdlib’te Zebadani’den gelecek yaralılar için hazırladığı sağlık merkezleri ve konaklama yerleri de görselleriyle birlikte kamuoyuyla paylaşıldı. Anlaşmada aracı olduğu söylenen Türkiye’nin Irak’ta Şii militanlarca kaçırılan vatandaşlarının serbest bırakılmasının Suriye’de İran ve Fetih Ordusu arasında varılan anlaşma kapsamında olduğu iddia edildi.

Zebedani’den gelecekler için yapılan hazırlıkların gösterildiği video için tıklayınız.

Zebedani'den gelecek hastalar için yapılan hazırlıklar.

Zebedani’den gelecek hastalar için yapılan hazırlıklar.

Zebedani'den gelecek hastalar için yapılan hazırlıklar.

Zebedani’den gelecek hastalar için yapılan hazırlıklar.

Söz konusu anlaşmanın yürürlükte ne kadar kalacağı ve başarıya ulaşıp ulaşamayacağı tartışmalı. Buna karşın böylesi bir anlaşmanın özellikle muhalifler için oldukça anlamlı olduğu söylenebilir. Şimdiye kadar rejim ve İran tarafından muhatap kabul edilmeyen muhaliflerin, bu anlaşmayla İdlib’te “egemen” bir güç olarak kabul ediliyor olması, beş yıldır sürmekte olan iç savaş için önemli bir gelişme. Ateşkes kapsamında rejim saldırılarının olmadığı bölgelerde muhaliflerin nasıl bir yönetim ortaya koyacakları ise merak konusu olmaya devam ediyor. Yine bu ateşkese muhaliflere karşı yoğun bir hava saldırısı kampanyası başlatan Rusya’nın uyup uymayacağı ise merak edilen bir diğer önemli nokta.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir